Derin bir özlem duyuyorum güzel ülkeme, çektikleri yüzünden insanlarını da çok seviyorum. Ama, yağma hevesiyle ayaklanıp, yurtseverlik dedikleri o duyguyla komşu bir ülkeye saldırarak insanları öldürseler, çocuklarını öksüz, kadınlarını dul bıraksalar, topraklarını oğullarının kanlarıyla sulayıp, vahşi hayvanlarını gençlerinin etiyle besleseler, o zaman nefret ederdim ülkemden ve insanlarından.
Överim hatırasını doğum yerimin, büyüyüp yetiştiğim evimi özlerim. Ama oradan geçen biri bu kapıya yaklaşıp birazcık yiyecek isteseydi ve oradan kovulup eli boş gönderilseydi, o zaman övgümü duaya, özlemimi unutuşa çevirir, şöyle derdim: "Muhtaçları barındıramayan ev, yıkılıp harabeye dönsün daha iyi."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Merhamet, ruhum, merhamet! Güzelliği gösterdin bana, ama sonra gizledin benden. Sen ve güzellik, ışık içindesiniz. Oysa cehalet ve ben, karanlık içindeyiz. Işık karanlığa karışmak ister mi?