Ben de taşıdım, akşam, bir eve bir ekmeği,
Yaşadım bir kenarda, habersiz Hint'ten, Çin'den!
Ömrümün bilmiyorum her an neresindeyim!
Fakat sesler geliyor gelecekten.
Hayattan tat almayı ve yaşamayı böylesine sevip aynı zamanda öte dünya hasretiyle yanıp tutuşmak az insanın marifeti olsa gerek...
Yaşadıklarını şiirlerinde yakalamak pek tabii mümkün.
Kendisi başlangıçta, yaşamaktan bıkmış ailesine kavuşmak için toprakla sulh imzalamış ve adeta genç yaşında ölümü dilenmekte Allah'a...
Bir aile kurup, gönül dünyasına beşeri aşkı dahil edince de onun hayattan zevk alınacak bahisler üzerine kalem oynattığı aşikar...
Hülasa-i kelam, Ziya Osman Saba tüm sevinçleriyle, hüzünleriyle, nefretleriyle, özlemleriyle 47 senelik ömrünü müşahede fırsatı sunuyor bizlere...