Çıkmaz sokakta geri adım atmak ilerlemek sayılır der eskiler. Yol doğru olsa bile çıkmaza gidiyorsa geri dönmeyi bilmeli insan. Bazen geriye dönmeyi bilmek de ilerlemektir. Hayat bazen, vazgeçebildiklerindir. Günü geldiğinde, dönmek gerektiğinde, umut bittiğinde vazgeçmeli insan.
Bir hastane koridorunun soğukluğunu iliklerine kadar hissetmemiş herkes hüznün baki olduğuna inanır ama değildir. Özlediği insanı rüyasında görmekten başka çaresi olmayanlar bilir, hayat çok da ciddiye alınacak bir yer değildir ve bazı uyanışlar özlem doludur, hıçkırarak ağlatır.
Her erteleyiş, hayat boyu devam edecek bir vicdan yükü olabilir. Gecikmiş bir af dileme, söylemek için geç kalınan bir sevgi sözcüğü, o arasın ben haklıyımlar... Bir gün ciğere saplanıp ölene kadar orada varolacak bir hançere dönüşebilir. Vakit varken tam da şu an. Ölüm gelmeden!