Bir kitap ne kadar akıcı olabilecekse Ölümcül Kaçış'ta o derece akıcıydı. Deney amaçlı Kayran denen bir yerde topladıkları ve hafızalarını tamamen sildikleri yaklaşık 50 tane çocuğun iki senede verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Bu mücadele Thomas ve Teresa'nın Kayran'a gelmesinden bir süre sonra farklı bir boyuta erişecektir. Çünkü onlar gönderilen son çocuklar ve labirenti hazırlamada bilmeden destek olan çocuklardır. Thomasın lider ruhlu ve pratik zekâsı sayesinde iki senedir çözülmeye çalışılan labirentin sırrı çözülür ve 20 tane çocuk oradan kurtulmayı başarır. Ama deney burada sona erecek mi? Bunu serinin 2. Kitabında anlayacağız. Bir an önce okuyup neler olacağını görmek istiyorum.
Kitabı bitirir bitirmez inceleme yazacaktım ama diğerlerinden farklı olarak ne yazacağımı bilemedim.
Bir ozanın diyar diyar gezip derlemeler yaptığı sırada kahramanımız Fugui ile tanışıp onun hikâyesini merak etmesiyle başlar.
O dönemin burjuva sınıfı diyeceğimiz ailelerinden birinin varisi olan Fugui tıpkı babası gibi hovardalık yapar ve tüm mirası yer bitirir. Sonrasını tahmin ettiğiniz gibi zengin aile artık geçim derdine düşen bir aileye dönüşür. Tam da o zamanlar Çin'de Mao hükümeti vardır ve yeni bir devrim getirmeye çalışmaktadır. Bunu yaparken de halkına türlü eziyetler çektirmekte ve zulüm yapmaktadır. Bu durumu yaşayan ailelerden biri de Xu ailesidir. Bu zorluklar içerisinde yaşam mücadelesi veren Xu ailesinden yıllar içerisinde sadece Fugui hayatta kalmış ancak sırasıyla oğlunu, kızını, eşini, damadını ve torununu kaybetmiştir. Geriye Fugui adlı yaşlı öküzü ve iyice yaşlanan kendisi kalmıştır. İşte YAŞAMAK. Tüm zorluklara rağmen nefes alıyor olabilmek. Belki de hayat bundan ibarettir.