Bu soğuk korkunçtu. Ama bu bomboş şehir, bu akıl almaz dekor bana bir kitap yazdırmıştı.
Kayıp Gölgeler Kenti.
Kitaba Prag’da başlamıştım. İlk satırlarını yazdım. O duyguları bir daha yakalayamam diye korkuyordum.
Bir dışarı çıkabilse özgür olacak ve her isteği yerine gelebilecekti!
Ama oraya bir giren bir daha çıkamıyordu.
Hüzün vermişti mezarlık bana. Ölümün gücü karşısındaki çaresizliği bir kez daha hissetmiştim.
Sabah olacak ve dünya yeniden baslayacak. Koşarak arka bahçeye çıkacağım. Incir ağacına tırmanacağım. Ögleden sonra uzaklardan, Kayış dağından gelen dondurmacı geçecek. iki tane dondurma alacagm ondan. Bir külah vişne, bir külah kaymak. Hayat bu benim için. Ne güzel!
Altı yasındayım. Birazdan koynuna yatacagim babaanne.