“Bu gece ilk ve son görüşmemiz olacak. Ancak bir şeyi bilmek zorundasınız, içinde yaşadığınız o uzaklık, kendinizle dünya arasında koyduğunuz o mesafe, sizi insanlardan uzaklaştırıyor.”
“Kevok, ayak parmaklarından başlayarak alnına kadar Jîr’in her yerini öpüyor karış karış, ıslak dudaklarını vücudunun her yerinde dolaştırıyor santim santim. Yudum yudum içer gibi... Tüm bedeni Kevok’un ıslak dudaklarıyla ıslanıyor. Sonra parmaklarıyla okşamaya başlıyor, bu kez öptüğü her yerde parmaklarını gezdiriyor.”
“Zaman durmuş, dünya dönmüyor. Her yer ateşler içinde, dünya, bu şehir, bu küçük oda, bu narin bedenler, her şey tutuşmuş yanıyor. Alevler sarmış her yanı. Kevok, alevlerin içinde kayboluyor.”
“Yaşadığı şeylere bir anlam veremiyor. Aşk olmalı bu, en çıplağından sevişme olmalı. Demek uğruna ölünen, kaderlere yön veren, her şeye hükmeden aşk dedikleri şey böyle bir şey.”