Hayır hayır, sadece sıradan bir güzellikten bahsedemeyiz, cennetin bu dünyada hayat bulduğu bir şeysin sen. O kadar olağanüstü olduğunu düşündüğümü belirtmek istiyorum.
Yarım saattir iki mektubu ve kartı okuyorum ve okuduğum tüm süre içinde gülümsediğimi fark ettim. Benden daha şanslı bir imparator var mıdır dünya var olduğundan beri acaba? Odaya bir giriyorum ne göreyim? Üç mektup… Onları usulca açıyorum, sırtımı koltuğa yaslayıp ne kadar şanslı olduğumu hissetmenin verdiği hazzı duymaktan başka hiçbir şey yaşamıyorum.
O da seni merak ediyor aslında, nasılsın, neler yapıyorsun diye. Birkaç şey söyleyebiliyorum ona bu konuda zor da olsa. Viyana’daki Milena hakkında. Şöyle yapıyor, bunu diyor diyemem ki. Sen sıradan bir Milena değilsin, o yüzden bir şey diyemem.
Tam aksine mektupların bana her sabah günü geçirecek derecede kuvvet verir. Öyle bir kuvvet ki, tek bir gün dahi mektupların olmaksızın geçirmek istemiyorum.