Neden hayat bazen, parmağımızın ucuna batan bir diken gibi canımızı incecik yakıyor? Söyleyin, ucunu bıraktığımız her şarkı uçup döne döne nereye gidiyor? Söyleyin, gün boyu topladığımız sayılar akşam olunca dağılıp evlerine mi gidiyor? Bilemiyor insan bazı şeyleri. Hiç bilemiyor.
“yeter ki sen benim ol, başka hiçbir şey umurumda değil; yeter ki sen benim ol, seni ilk gördüğüm andan itibaren kapıldığım bütün bu garipliklerin ve tuhaflıkların içinde sürüklenip gitmeye razı olurum.”