İlk inceleme yazımı bu kitap üzerine yapmak şahsen tuhaf hissettiriyor. Aslında konuşmak ve düşüncelerimi paylaşmak istediğim bir sürü kitap var. Fakat tarif edemediğim bir duygu, inceleme yazıları yazmamı engelliyordu. Ta ki bu kitaba kadar. Bitirmemin üzerinden bir hafta geçti ama ben hala etkisinden çıkamadım. Doğruyu söylemek gerekirse kitap ilk başlarda beni sarmamıştı. İlk kısımların yavaş ilerlemesinden kaynaklı olmalı ki, sıkıcı bir kitap gibi geldi ve pek zevk vermeyeceğini düşündüm. Kitabı bitirdikten sonra da tam olarak zevk verdiğini söyleyemem. Fakat bir kısımdan sonra asla bırakamadım, bıraksam bile sürekli aklımın bir köşesindeydi. Okuduğum süreçte de sürekli bir stres halindeydim; öfke, gerginlik, korku ve merak içeren duygular arasında gidip geldim. Kitapta bahsi geçen olayların bazıları gerçekten bu kadar da olmaz dedirtecek boyutta sinir bozucuydu. Özellikle Chris adlı karakteri gereksiz ve saçma fikirleri yüzünden hiç sevemedim. Kitapta bahsi geçen olayların yanı sıra, beni çok rahatsız eden bir diğer faktör ise kitabın sonu oldu. Olay örgüsü başarılı denilebilecek bir şekilde ilerlerken, bir anda sonlanıyor. Hatta neredeyse kitabın bir sonu yok. O kadar kaos ve karakterlerin yaşadığı travmadan sonra mutlu bir son yazılabilirdi belki. Benim fikrimce yazar, karakterlerin yaşadıkları çok fazla kötü olaydan sonra iyi bir şey yaşanabilme ihtimalini mantıksız bulmuş olabilir. Fakat en azından geçerli bir son yazabilirdi. Açıkçası kitaptaki son, sanki bir bölüm sonuymuş gibi yazılmış. Bundan dolayı sonunu beğenemedim. Kısacası, bana göre eğlenme amaçlı ya da boş zamanlarınızı iyi değerlendirmek için okunabilecek bir kitap değil. Okurken gerilmek istiyorum, stres ve sinir olmak istiyorum, elimden bırakamayacağım bir kitap olsun diyorsanız tavsiye