elif

elif
@eliifparlak
“I hold it true, whate'er befall; I feel it when I sorrow most; 'Tis better to have loved and lost Than never to have loved at all.” -A. L. Tennyson, In Memoriam
İngiliz Dili ve Edebiyatı
2000
29 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·296 syf.··
2023 78. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2023 13:06
İlk başladığım zaman çok fazla bir beklenti içerisinde değildim gerçekçi olmak gerekirse. Yazarın diğer kitabı Kapalı Kapılar Ardında'yı okuduğum zaman biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Fakat bu seferki kitabı beni şaşırttı ve etkiledi diyebilirim. Genel olarak kitap akıcı bir anlatıma sahip, okurken sıkılmadım. Sürekli ne olacağını merak ettim. Ve sonu gerçekten sağlam bir ters köşe yaptı diyebilirim. Okurken sürekli Nina'nın cinayetinde katilin kim olduğunu sorguluyorsunuz ve bir sürü kişiden şüpheleniyorsunuz. Tabi bu doğal olarak öyle bir meraka dönüşüyor ki, kitabın sonunu bir an önce getirmek istiyorsunuz. Ama bütün bunlara rağmen aşırı gerildim diyemem. Çünkü bana çok fazla gerilim dolu bir havaya sahip gibi gelmedi kitap. Gerilmekten çok merak ettim demem daha doğru olur. Kısacası kitabı beğendim, okumak için bir şans verilebilir. Fakat canımı sıkan tek bir nokta oldu, o da karakterlerin çok iyi geliştirilememiş olması. Karakterlerin gerçekleştirdiği diyalogların bazıları saçma ve gereksiz geldi. Özellikle ana karakter yeterince iyi değildi. Bazen kendisinden sıkıldım ve pek fazla ısınamadım. Ama tabiki de bu çok fazla göze batan bir detay olmadı benim için, kitabı yarım bırakmamı ya da beğenmememi sağlamadı. Sonuç olarak kitabı merak ediyorsanız ve okumayı düşünüyorsanız tavsiye ederim.
İnceleme
TerapistB. A. Paris · Doğan Kitap · 2022346 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·336 syf.··
2023 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 22:09
“Hizmetçi” olarak türkçeye çevirilen kitabın devam kitabı oluyor kendisi. İlk kitap beni çok etkilemişti; yarattığı anlık şoklar, gerginlik ve de hikaye örgüsü eşsiz bir okuma deneyimi sunmuştu. Bu yüzden ikinci kitabından da çok umutluydum. Fakat ilkinin verdiği zevki bu kitap bana veremedi. Olaylar genellikle tahmin edilebilir şekilde ilerledi, bir iki defa beklemediğim şeyler oldu tabi. Ayrıca, zaman zaman ana karakter Millie’nin yaptığı seçimler ve aklından geçen düşünceler kulağa o kadar saçma geldi ki, beni sinirlendirdi ve karakterden biraz soğumama sebep oldu. Gene de kitap sürükleyici bir dile sahipti ve genel hatlarıyla sevdim. Ama maalesef biraz hayal kırıklığına uğradım çünkü Freida McFadden’ın şu ana kadar okuduğum 3 kitabında gerildiğim kadar bu kitapta gerilmedim. Kısacası ilk kitap kadar başarılı bulmasam da eğer “Hizmetçi” kitabını okuduysanız, buna da bir şans vermenizi tavsiye ederim. Ve umarım en kısa zamanda Türkçe çevirisi yapılır.
İnceleme
The Housemaid's SecretFreida McFadden · Bookouture Publishing · 20237,3bin okunma
Puan vermedi·904 syf.··
2023 68. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 20:37
Beni en çok etkileyen Dostoyevski romanı bu kesinlikle diyebiliyorum. İkinci defa okumama rağmen sanki ilk defa deneyimlediğim bir yolculuk oldu bu kitabı okumak. Okurken altını çizdiğim bir sürü cümle oldu, durup düşündüğüm bir sürü olay gerçekleşti. Günlerce elimden düşüremedim, okumayı bıraktığım zamanlarda da sürekli aklımdaydı karakterler. Özellikle ana karakter Prens Mışkin'e çok fazla bağlandım diyebilirim. Ondan ayrılmak zor oldu benim için. En üzüldüğüm nokta ise diğerlerinin "budala"ya karşı olan tutumlarıydı. İyi niyeti ve kalbi çok fazla suistimal edildi; o insanlara sevgi gösterdikçe diğerleri arkasından güldüler, dalga geçtiler, hain planlar kurdular. Kötülükle yakından uzaktan alakası olmayan Mışkin'e kötülükler ve uğursuzluklar musallat oldu, o hiçbirini hak etmezken. Bunların yanı sıra, okurken kendimi Mışkin gibi hissettiğim çok anlar oldu. Çektiği acıları ve ıstırapları sanki ben deneyimliyormuşum gibiydi. Dostoyevski zaten karakterlerine acı çektiriyorsa size de yüksek ihtimalle acı çektiricektir diyebilirim. Çünkü bunu çok fazla eserinde deneyimledim, asla şaşırtmıyor. Ayrıca eserde bahsi geçen bazı olayları, Dostoyevski'nin kendi hayatından esinlenip yazması da beni fazlasıyla etkiledi ve romanı üst düzeye taşıdı. Yani romanı okurken aslında Dostoyevski'nin hayatına dair birkaç şey de öğreniyorsunuz diyebilirim. Şunu da eklemeliyim ki Dostoyevski'nin bu romanla Rus toplumuna yönelik yaptığı eleştiriler de fazlasıyla etkili ve yerindeydi. Hatta sırf Ruslara karşı yapılmamış bu eleştiriler, aynı zamanda diğer insanlara yönelik sitemleri de kapsıyor Dostoyevski'nin sözleri. İnsanların bazen ne kadar acımasız varlıklar olabileceğini tekrar ve tekrar hatırlatıyor. Kısacası yazar her zaman yaptığı gibi sizi unutulmaz ve dokunaklı bir yolculuğa
İnceleme
BudalaFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 202031,5bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2023 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 03:32
İlk inceleme yazımı bu kitap üzerine yapmak şahsen tuhaf hissettiriyor. Aslında konuşmak ve düşüncelerimi paylaşmak istediğim bir sürü kitap var. Fakat tarif edemediğim bir duygu, inceleme yazıları yazmamı engelliyordu. Ta ki bu kitaba kadar. Bitirmemin üzerinden bir hafta geçti ama ben hala etkisinden çıkamadım. Doğruyu söylemek gerekirse kitap ilk başlarda beni sarmamıştı. İlk kısımların yavaş ilerlemesinden kaynaklı olmalı ki, sıkıcı bir kitap gibi geldi ve pek zevk vermeyeceğini düşündüm. Kitabı bitirdikten sonra da tam olarak zevk verdiğini söyleyemem. Fakat bir kısımdan sonra asla bırakamadım, bıraksam bile sürekli aklımın bir köşesindeydi. Okuduğum süreçte de sürekli bir stres halindeydim; öfke, gerginlik, korku ve merak içeren duygular arasında gidip geldim. Kitapta bahsi geçen olayların bazıları gerçekten bu kadar da olmaz dedirtecek boyutta sinir bozucuydu. Özellikle Chris adlı karakteri gereksiz ve saçma fikirleri yüzünden hiç sevemedim. Kitapta bahsi geçen olayların yanı sıra, beni çok rahatsız eden bir diğer faktör ise kitabın sonu oldu. Olay örgüsü başarılı denilebilecek bir şekilde ilerlerken, bir anda sonlanıyor. Hatta neredeyse kitabın bir sonu yok. O kadar kaos ve karakterlerin yaşadığı travmadan sonra mutlu bir son yazılabilirdi belki. Benim fikrimce yazar, karakterlerin yaşadıkları çok fazla kötü olaydan sonra iyi bir şey yaşanabilme ihtimalini mantıksız bulmuş olabilir. Fakat en azından geçerli bir son yazabilirdi. Açıkçası kitaptaki son, sanki bir bölüm sonuymuş gibi yazılmış. Bundan dolayı sonunu beğenemedim. Kısacası, bana göre eğlenme amaçlı ya da boş zamanlarınızı iyi değerlendirmek için okunabilecek bir kitap değil. Okurken gerilmek istiyorum, stres ve sinir olmak istiyorum, elimden bırakamayacağım bir kitap olsun diyorsanız tavsiye
İnceleme
Kusursuz ÇocukLucinda Berry · Epsilon Yayınevi · 0178 okunma