“Aşkı uğruna büyük bir sevinç ve coşkuyla büyük fedakarlıklar ederek, acılar içinde geçen bu hayatında her elemi avutan vicdan rahatlığına sahip olmak istiyordu.”
“…gittikçe şiddetlenen rüzgarın kabarttığı deniz, ayağının altında çığlıklar atarken, kendi bu kıyametin üstünde kararsız olarak belki de umudunun gerçekleşmesini sabahın gelmesinde bekliyordu.”
Klasik bir Ahmet Ümit romanı. Okurken sıkıldığım zamanlar olmasına rağmen, “Acaba katil kim ya?” diye düşündürüp, olası tüm ihtimalleri düşündürdükten sonra şaşırtarak bambaşka bir sona ulaştıran ve bu sayede insanı kitabı son sayfaya kadar okumaya sevk eden bir romandı. Konu ve yazarın eseri kaleme alış tarzı olarak da çok etkileyiciydi aslında, bir kitabın içerisinde iki ayrı dünyanın hikayesi barınıyordu. Üzerinden yıllar geçse de hafızamda yeri olacak bir kurguydu.
PatasanaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201929,4bin okunma
“…bozulmuş bir zihnin yazgıya karşı düşmanlık silahı, üzüntünün silahlanmış kızı olan intihar, kulağına gayet çekingen, gayet yavaş bir şeyler söylüyordu:
“Sonu olmayan bir acıdan seni ben kurtarırım!”