Elif

Elif
@eliland
Ama burası İtalya'ydı. Yağmur bile bir başkaydı, çılgınca savrulup her yeri ıslatan İngiliz yağmuru gibi değildi. Ve burada yağmur dinerdi; dindiğinde, yeryüzünün güllerle kaplandığı görülebilirdi.
Sayfa 49
Reklam
Deniz kıyısında yapayalnız dururken, rahatsız olup tenine batan mayoyu da çıkardı üstünden. Hayatında ilk kez, açık havada çırılçıplak durdu. Güneşe, üstünde esen rüzgara, onu çağıran dalgalara bıraktı kendini.
Sayfa 194
"Tam bir bencillik abidesiniz." Kendinizi düşünüyorsunuz da bir an olsun, benim ne düşündüğümü, beni ihmal edişinizin, umursamazlığınızın bana neler hissettirdiğini düşünmüyorsunuz.
Sayfa 178
İçine bilindik sıkıntının bastığını hissetti. Sık sık içine çöken; bir saplantı, dışarıdan gelen, kendi iradesinden bağımsız bir şey gibi ruhuna hücum eden o umutsuzluğu duyuyordu.
Sayfa 149
Benliğinin -şimdiki benliğinin- eski benliğinden farklı olduğunu biliyordu yanlızca. Artık çevresine farklı gözle bakıyor ve içindeki, onu değiştiren, renklendiren yeni koşullarla tanışıyordu.
Sayfa 66
Alıntı