Cemile

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Oysa insan, yüksek sesle yaşamayı öğrenebilseydi, kendi celladına “yeter” diyebilirdi.
“Ben” dediğimiz şey, sanıldığı gibi hırslarımızın merkezine yerleşmiş bir ego değil; korkularımızın üzerine örülmüş bir savunma duvarı olabilir. Çünkü insan, en çok korktuğu anlarda “ben” diye bağırır: Kendini korumak için. Varlığını ispatlamak için. Kaybolmadığını göstermek için.
Belki de hiç beklemediğim bir anda çıkacak karşıma. “Leyla” diyecek ben yoldan geçerken. Duyacağım o sesi. Bir an duraksayacağım. Yağan gözyaşlarını süpürüp yanaklarımın yokuşlarından Döneceğim sokağının köşesinden.
Düşünmek için durmak, algoritmaların sevdiği bir şey değil ne yazık ki.