Kısa bir süre önce bir arkadaşımla, ikimizin de yıllardır okumak isteyip bir türlü başlayamadığı bir kitap serisi üzerine sohbet ediyorduk. Tam aynı kelimelerle olmasa da şöyle dedi:
“Bazı kitapları okumanın henüz zamanı olmadığını düşünüyorum.”
Öyle miydi?
Bazı kitapları okuyamayız.
Bazı kitaplar hayatımıza dokunur, bizi değiştirir.
Bazı kitaplara ise ömrümüz yetmez.
Bazılarının içindekini biliriz; tanıdıktır. Çocukluğun duygularını, unuttuğumuz sesleri hatırlatır bize.
Bazen de çırılçıplak doğduğumuzu, içimizdeki sesleri çoktan susturduğumuzu yüzümüze vurur. Bir duygu hortlar; korkarız.
Zamansız bir tünelde hapsolmuşken, beni dinleyen; karanlık suların dibinde kendimle yüzleşmemi sağlayan tüm kitaplara…
Sözcüklere, harflere ve onların içindeki unuttuğumu sandığım tüm notalara teşekkür ederim.
“İnsana ‘yangluk’ ( yanılan ) adı çok yanıldığı için verilmiştir.Yanılmak, insanla beraber ‘yalnguk’ ( insan ) için yaratıldı.”
(Kutadgu Bilig-Yusuf Has Hacib)
Bir çay koy kendine,aç kitabını.
Mutluluğa dal.
Kimseden fayda yok
kitaplardan olduğu kadar.
Audi,vide,tace,si vis vivere.
Dinle,gör,sus,eğer yaşamak istiyorsan.
Okumaya başla…
Ve hayatı sessize al.