Enoş Kitabı’ndaki asıl dram, geminin kaptanı (En Yüce) ve mürettebatı (düşmüş melekler) arasında yaşanır.
Öyle ki insanların çocukları çoğaldı ve o günlerde çok güzel, alımlı kızları oldu.Ama melekler cennetin çocukları, onları gördüklerinde onları arzuladılar ve birbirlerine şöyle dediler: “Haydi, insanların çocukları arasından kendimize eşler seçelim ve çocuklarımız olsun.”..
Sonra hepsi birlikte yemin ettiler ve kendilerini ortak lanetle bağladılar.Jared günlerinde Hermon Dağı’nın zirvesine inenlerin sayısı 200 idi. (Bölüm 6,16)
Gelgelelim efsaneler ve mitler bir hiçliğin üzerine kurulmamıştır.Onlar yalnızca uydurma hikayeler değildir; içlerinde her zaman, farklı adlarla ve kahramanlarla da olsa, birçok farklı halkın ya da medeniyetin geleneklerinde ortaya çıkan bir gerçeklik zerresi vardır.
Geçmiş çağlardan kalma bütün bu antik edebiyat geleneklerinin büyük bir sorunu var.
Metinleri yalnızca bir avuç insan biliyor.Büyük İskenderiye kütüphanesi MS 47’de ardından MS 391’de tekrar yandı.Aynı şey Kudüs ve Bergama kütüphanelerinde ve savaşın kasıp kavurduğu başka birçok büyük antik şehirde de yaşandı.Sonra Orta Amerika haçlı askerler,keşişler tarafından fethedildi ve onlar Mayalılarla Azteklerin yazdığı binlerce el yazmasını yaktılar.
Bütün o antik bilgiler duman oldu,kül oldu!