mentalpower

mentalpower
@ellanurce
“Once upon a time”
Ses çıkarmadım. Elimdeki kitabı okur gibi yaptım. Ne kadar sustuk bilmiyorum, bana çok uzun geldi. Sofrada yemeğimi yerken zihnim, benim vücudumun dışında, benim irademin dışında, benim ruhumun dışında yabancı bir makine gibi işliyor, düşünüyor, planlar kuruyordu. Kafamın içinde doğan fikirlere hükmedemiyor, susuyordum.
Reklam
Temel Atıf Hatası
Bir arkadaşınız önceden kararlaştırdığınız buluşmaya geç kaldığında bu durumu nasıl açıklarsınız? Zamanında gelmesine engel olan çok önemli bir şey olduğunu mu düşünürsünüz yoksa onu düşüncesiz mi bulursunuz? Psikolojide bunlardan ilkine durumsal, ikincisine ise yakınsal atfetme deniyor. Araştırmalar, bu durumda çoğu kişinin yakınsal atfetmeyi tercih ettiğini gösteriyor. Hatta bu baskın eğilim "temel atıf hatası" olarak kavramsallaştırılıyor. Söz konusu kavram; insanların, bazı olumsuz davranışlar karşısında muhatabı suçlama gibi yakınsal etmenlerin önemini abartırken suçu veya sorumluluğu çevrede bulma gibi durumsal faktörleri küçümseme eğilimlerini açıklıyor.
İki dost birbirine fazla düşkün olmaya görsün, er geç bir kara kedi giriyor aralarına. Allem edip kallem edip iki dostun gönül ve iş birliğini bozar bu kara kediler. En kabasından en kötüsüne kadar, türlü dedikoduları birer ısırgan misali getirip sürerler dostluğun can evine: güven duygusuna. Bu doğu gökleri altında ne dostluklar çözülmüştür pisi pisine, ne işler yarım kalmıştır bir hainin uyandırıverdiği sinsi kuşkularla! Dedikodu, aslana dünyasını zehreden bir sivrisinek gibi ne gürbüz yüreklerin hakkından gelmiştir. Dostlarda kabahat: Kulak vermesinler onun bunun sözüne, diyeceksiniz. Ben de öyle diyorum. Diyorum ama her türlüsünden kaçındığım dedikoduya ben de kulak vermezlik edemiyorum her zaman. Insanın tek başına karşı koyacağı belalardan değil bu: Bir salgın mikrobu gibi bir şey! Zayıf bir anınızı bulup biniveriyor dalınıza.
#BenlikSaygısı
/Benlik saygısını yüksek seviyede ve tutarlı olarak sürdüren normal sağlıklı kişilerin canlı ve enerjili olmakla özdeşleştiği saptanmıştır. Bu kişiler, kendilerine güvenen kişiliktedirler. Zayıf yapılanmış benlik saygısına sahip kişiler ise canlılıklarını ve enerjilerini kaybeden, kendilerine güvenmeyen, hatta kendini utanç verici, değersiz ve çaresiz hisseden, başarı ve becerileri azalan kişilerdir. / Bilimsel çalışmalar belirtmiştir ki ruhsal dayanıklılık yüksek düzeyde benlik saygısı ve stresle baş etmenin önemli göstergelerinden biri olarak devreye girmektedir. Psikolojik dayanıklılık, insanın olumsuz yaşantılar karşısında gösterdiği uyum ve başa çıkabilme becerisi olarak değerlendirilmektedir. /Yüksek benlik saygısının psikolojik dayanıklılığa ilişkin önemli bir koruyucu faktör olduğu saptanmıştır. Ayrıca bireyin benlik saygısının düzeyi, stresle baş edebilme yeteneğini de etkilemektedir. Dolayısıyla benlik saygısı yüksek olan bireyler stresli durumları tehdit edici olarak algılamak yerine fırsat olarak değerlendirmekte, kaygı ve stresle daha iyi baş etmektedirler. YANİ benlik saygısının bireyin ruhsal durumuyla doğrudan İlişkisi vardır.
#Yolcu
Bir yere ait olmanın mümkün olacağına inanmazdım. Bu yüzden fırsatını bulduğum ilk anda doğduğum ve doyduğum yeri terk ettim. Tecrübe edebilmek, öğrenebilmek, kıyaslayabilmek ve konforlu bir hayat sürebilmek için. Tabii ki birçok şey yaptım. Peki ya kaybettiğim, artık istesem de ulaşamayacağım duygular... Onların da farkında mıyım? Gelgitler üzerine kurulu bu düzende ait olduğum yeri arayıp bulmak ne kadar mümkün? Tüm bu soruları ve daha nicelerini evimi bulmak için kendime sordum ve zamanla fark ettim ki yolcu olmak, aslında herkes gibi olmamak için yaptığım bir eylemmiş.