"Bizler düşmüş tanrıların ve kayıp imparatorlukların çocuklarıyız. Bizler ovalardaki kemiklerin anılarıyız. Ve onların düşündüğünden daha fazlasıyız."
Bu kitabın bana ne yaptığını açıklayacak kelimelere sahip değilim. Yeni favori serimin 2. kitap incelemesine hosgeldiniz.
Tisaanah Vyezic'in tek istediği kendisi ve Threllialı köleler için özgürlüktü. İlk kitapta birliğe ulaşmayı başardığında başarılı olduğunu düşünüyordu. Arkadaşı Serel'i ve diğer Threllialı köleleri kurtardı ama bunu yapabilmek için kendi özgürlüğünü onlarınkiyle takas etmek zorunda kaldı. Artık birliğe bağlı olduğundan tacını alabilmek için Zeryth Aldris adına savaşmak zorunda kalıyor kızımız. Daha da kötüsü, Tisaanah'nın eski akıl hocası ve sevgilisi Maxantarius Farlione da bu savaşlara katılıyor, bir daha asla dahil olmak istemediği savaşlara…
Bir zaman sonra hem Tisaanah hem de Max, sorunlarının en büyüğünün Zeryth Aldris olmadığını hemen anlar. Zeryth'in savaşından çok daha büyük bir savaş yaklaşıyor, üstelik bu sefer düşmanımız en güçlü feyler ve öyle görünüyor ki bu savaşı durdurabilecek tek kişiler Tisaanah ve Max'tir.
“Hikayeler, yaşamla ölüm arasında bir şeyin var olduğunu kanıtlayan şeydir.”
Bu kitap Max ile Tisaanah'yı ve diğer kölelerin serbest bırakılmasına yardım etmek için Tisaanah'nın anavatanına dönmeden önce Ara'daki çatışmaları anlatıyor. AYRICA evindeki tahttan aforoz edilen Fey savaşçısı Aefe'nin hikayesi de var. Bu kitabın 3 ana bakış açısı var, üçüne de bayıldım ve bu benim için genellikle zor. İtiraf etmeliyim ki başlangıçta yeni karakterimiz Aefe ve bakış açısının genel anlatıya nasıl uyduğu konusunda kafam karışmıştı. Olayın hangi zamanda olduğunu anlayamadım; geçmişte mi, şimdi mi, yoksa gelecekte mi? Ancak bu sadece merakımı ve cevaplara olan ihtiyacımı
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖