Ahmet H.

Ahmet H.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·325 syf.·
3 günde okudu
·
2023 15. kitabı
Daniel Keyes
8.8/10 · 36,7bin okunma
Reklam
Sözün ve yazının çürümesi tüm diğer çürümelerin işaretidir; hem neden hem de sonuçtur. Kendi ruhunu arındırmadan ne sözü ne de yazıyı arındırmak hayal edilebilir. İçinde yaşadığımız dönem bu bakımdan tehlikelerle doludur: Bunları uzak tutmak için uyanık olmak gerekir.
Çözülmesini İstemiyorsan Bağlama
Çıkar ilişkisinde taraflar ne kendilerini ne de karşılarındakini (muhatabını) koruyabilir. Çıkar ilişkisinde korunabilen sadece çıkardır. Çıkar korundukça da (karlı çıkan hangi taraf olursa olsun.) olayın kahramanı olan insanlar kayba uğrar; lakin çıkar yani kar büyür. Kar insanlara egemen olur. İnsanlar kendilerine çalışmazlar, kara hizmet ederler ve kendilerinin karlı çıktığını sanarlar. İnsanlar arasında çıkar bağı değil de gönül bağı varsa, her biri muhatabını korumayı gözeterek davranacaktır. Bu yüzden taraflar ilişkilerin dengeli ve eşit olmasını istemeyecek ve bilakis dengeyi ve eşitliği karşısındaki lehine bozmaya çalışacaktır. Karşısındaki mi dedim? Dil sürçmesi. Gönül bağı ile bağlı insanlar bağlandıklarını karşılarında görmezler. Hatta onu kendilerinden ayırmazlar bile. Gönül bağı ortadan kalkabilir bir bağ değildir. Çünkü gönülden bağlı olanlar nasıl, ne sebeple ve hangi şartlar altında bağlı olduklarını bilmezler. Bağlılıklarını bir usule bağlamış olsalardı, her usulsüzlük bu bağı çözerdi. Bağlarının bir sebebi olsaydı, o sebeple birlikte bağ da kaybolurdu. Belli şartlarda gönül bağı tesis edilebilseydi, o şartlara hakimiyetle gönüllere hakimiyet mümkün olurdu. Halbuki gönül bağı çözülmez çünkü gönlün nereden bağlı olduğu bulunamaz