Dünyanın en yüz kızartıcı şeyiydi, fakat aşk, yüreğime altı yüz metrelik atlayışlar yaptırıyordu. Onun gözlerinin içine bakmak istiyordum ama o cesareti nereden bulacaktım?
...
Bakışlarımız karşılaştığı an ödümüz kopuyor, gözlerimizi hemen duvara çeviriyorduk, olanca aşkımı göstermek istiyordum ona..
Sevdalarım nedir mi benim? ..
Benim sevdalarım; el değmemiş ve üzerine ayak basılmamış papatyalardır; gözleri sana benzeyen! ..
Ve yaprakları sana benzeyen...
Ve boyunları sana benzeyen; incecik! ..
Niye sana benzer ki papatyalar; böyle tiril tiril ve tertemiz oldukları için mi?
Böyle her biri diğerlerinden farksız ama her biri bir diğerinden daha güzel olduğu için mi?
Yoksa, her bir papatyayı mükemmel kılan; dantelsiz, boyasız o sade güzelliğinin idrakinde olması mı?
Muammer Erkul