Sule

Onun güzelliği, varlığının her unsurunun zıddıyla birlikte kendisini yalanlamasındaydı. İri fakat zarif, ağır fakat uçuyor, geniş ama iğne deliğinden geçiyor.
Sayfa 119·Kitabı okuyor
Reklam
İran'ın bütün çayhaneleri gibi Gürcü'nün çayhanesi de iki hayat arasında, zaman öldürenlerle zamanı olmayanların yan yana çay yudumladığı bir geçiş noktası, sınır mıntıkasıydı.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Bir sınır kapısından geçmek her zaman mucizevî bir tecrübe. Toprak aynı, ama akçeleriniz, diliniz bir anda geçmez oluyor
Hikâyesinden haberdar, haberinden hissedar olduğum Ermeni çifti, dedelerinin izini süren o genç insanları benimle zıt istikametteki güzergâhları üzerinde Ağrı Dağı'nın gölgesine bırakıyorum. "Senin geldiğin yöne ben, benim geldiğim yöne sen" diyorum içimden, "Hiçbirimizin kökleri kendi toprağında değil yani."
Allah'ım ne olur, ne zaman istersen o zaman ama bu defa değil. Midem ağrımasın, ayağım burkulmasın, kalbim durmasın.
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Reklam