İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları,birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.
Saatin her 00.00 yaklaştığı zaman bir huzursuzluk kaplıyor içimi. Yaşadığım günü düşünüyorum. Gerçekten yaşadım mı acaba diye.
Bugün nasıldı hakikaten..?
Her otobüse bindiğimde önünden geçtiğim evlerin hayatlarını düşünürüm.
Kendime sorararım" Acaba nasıl bir hayatları var, mutlu yaşıyorlar mı, zorluklara karşı nasıl mücadele ediyorlar ya da mücadele etmeyi biliyorlar mı yoksa kader deyip her şeyi kabul mü ediyorlar? Üzüldüğünde ağlamayı başarabiliyorlar mı ya da mutluyken korkusuzca gülebiliyorlar mı? "
Bu soruları artık evler için değil bir ülke için soruyırum kendime...