Mario Mazzanti

Mario Mazzanti

Yazar
8.2/10
1.161 Kişi
·
3.367
Okunma
·
179
Beğeni
·
8.487
Gösterim
Adı:
Mario Mazzanti
Unvan:
Yazar
Doğum:
Toskona
Tıp fakültesi mezunu olan yazar, Milano’da dünyaya gelmiştir. Edebiyat dünyasına olan ilk adımı” Şah Mat” adlı romanıyla atmıştır. Bir polisiye romanı olan bu eseriyle başarılı olup, tanınmış hale gelen yazar, ismini zirveye yazdırmayı başarmıştır.
"Kitaplarınıza biraz göz attım da, büyüleyici bir dünya olduğunu söylemeliyim."
Carniglia ihtiyatla cevapladı:
"Elbette öyle. Hele bir de bu kitapların yüzlerce yıl önce basılıp okunduğunu... Farklı çağlarda farklı insanların hayatlarının bir parçası olarak elden ele geçip günümüze geldiğini düşününce..."
Ben artık nerdeyse hiç bakmıyorum aynalara çünkü içinde bulduğum şey hoşuma gitmiyor.
512 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Check check check... checkmate!

Suçluluların davranışlarıyla ilgilenen suç psikiyatrist uzmanı Dr. Claps, bir seri katilin izini sürmektedir. Bu defa Dr. Claps'ı zor durumda düşürecek bu seri katil akıllı, temkinli ve acımasız biridir. Kurbanları hep kadınlar olmuştur, kadınların şah damarını kesip, 'vajinalarına' zarf açacağı yerleştiren bir psikopattır. Claps, her defasında katile ulaştığını düşünerek bir adım atar ama her defasında yanılır çünkü katilimiz polisten iki adım öndedir. Seri katilin bir fantezisi daha vardır ki o da polislerle satranç oynar gibi hamleler yapmaktır. Claps bu işin üstüne gider ve bir şeyler bulur. '3' lü kombinasyon' seri katilin onlara mesaj olarak gönderdiği bir şey. Greta bir haber sunucusudur ve üçlü kombinasyonun kraliçesidir. Dr. Claps 3'lü kombinasyonun kraliçeyi öldürmek ile son bulacağını öğrenir. Ve soluğu Greta'nın evinde alır...

Kitabın ismi son derece dikkat çekici çünkü ismini duymanız bile kitabı alma isteğini tetikliyor. Hele ki satranç ile ilgisi olanlar... sayfa sayısına gelince aslında fazla olması her zaman yararlıdır, sizi sıkabilir evet, ama ayrıntı açısından önemlidir. Kahramanların en ufak ayrıntısına, katilin hayat hikayesini ve psikolojik durumunun belirgin özelliklerini anlatır. Polisiye romanlarının sayfa sayısının çokluğu sizi sıkmasın, korkutmasın, çünkü her bölüm sonunda sizi meraklandırır ve kısa bir anlığına düşündürür. Acaba gözden kaçırdığım bir durum oldu mu? Hımm, sanırım elimde iki şüpheli var. Hımm, neyse bu bölümü okuduktan sonra daha net karar verebilirim... İşte bu düşünceeler yazarın sizi oyuna dahil etmek için düşünülmüş hamleler.

Kitap içinde şaşırtılacak pek bir şey yoktu. Çünkü daha önce polisiye romanları okumuş biri olarak sonu pek şaşırtmadı. Aslında yazarı tebrik etmek gerekir, çünkü bu kitap gerçek! Evet, yanlış duymadınız gerçek bir hikaye. Günümüz Brezilya, Kolombiya gibi ülkelerde reyting uğruna, aptal, salak, uyuşmuş insanların merak duygusundan yararlanarak bunlar yapılmakta. Bir cinayet işlenir ki yazar mafyadan yardım alındığını belirtmiş bu aynen günümüzde de yapılıyor, sonra bu cinayetin ayrıntılarını polisten daha fazla biliyorsunuz, kanalınızda yayınlıyor, tartışıyorsunuz sonra katili bulmaya çalışıyorsunuz. Bingo! Reytingler tavan yaptı bingo! Eh, yazar ne demişti, Televizyon halkın afyonudur...

Kitap içerisinde dikkat ettiğim birkaç tespiti yazmak istiyorum; çünkü ilgi alanım olan bir şeyi kaçırmak istemem. Size bir katilin neden bu derece ' acımasız' olarak nitelendirildiğini, aslında bunun nedeninin geçmişte yaşananlar olduğunu daha iyi idrak etmeniz için yazıyorum. Yazar tarafsız tespitinin hakkını vermiş diyebilirim. Onlar cani değil!

''Genç ve yalnız kadınları hedef alan seri katiller karşı cinse karşı baskın bir yetersizlik duygusu içindedirler, genellikle sosyal açıdan oldukça düşük bir seviyededirler ve buna dışlanma da eklenebilir; eğer bir işleri varsa yüksek sorumluluk gereken bir statüde değildirler ya da emeklerinin karşılığını alamamaktadırlar... (48)

Seri katiller kadınlara tecavüz etmezler, onları bunu yapamayacak kadar çok seveler, ama nefret duyguları türlü işkencenin önüne geçemez ve nitekim bunu uygulamaya koyulurlar, buna mecburlar. Her şey geçmişte, çocuklukta saklı!

2-''Seri katiller serseri kurşunu gibidir, günlük sıkıntıları hiçbir şiddet eğilimi içinde bulunmadan uygun bir şekilde davranarak yok etmeye çalışan milyonlarca insan varken istediğini ya da kendisinden esirgeni diğerlerinden almak için şiddet uygulayan biri hep vardır.'' (149)

3 tip seri katil vardır; sıradan, zeki ve dâhi.

Keyifli okumalar.
512 syf.
·Beğendi·9/10
Muhteşem bir kurgu... Suçluyu bulmak için sizi zorlayacak olan bu eserin temposu hiç düşmeyerek, sizi son sayfayasına kadar esir alacak...
Gazetecilerin haber için neler yapabileceğini, hırsları uğruna masumların ölümlerini umursamamalarına şaşırarak tanıklık edeceksiniz...Nefes almadan okuyacağınız bir eser...
448 syf.
·1 günde·9/10
Mario Mazzanti den okudugum ikinci kitap ve bu da Şah Mat kadar iyi bir kurguya sahip. Korku gerilim doruklarda katili bulmak hiçte kolay olmuyor. Polisiye yazarlarda bu adam pek bilinmese de bena göre en iyisi.
448 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Okuduğum üçüncü kitabı yazarın. Anlatım tarzı, dili, betimlemelerini hep birine benzetirdim ama tam çıkaramazdım. Bu kitapla emin oldum; Yazar bana Stefan Zweig ve Grange karışımı bir dil kullanıyormuş gibi geldi. Gelelim kitabın konusuna; olay örgüsü çok iyi oturtulmuş, gelişme bölümü çok iyi her bölümde merak artacak şekilde yazılmış kitap evet. Ama 3 şüpheli üzerinden dörtyüz küsür sayfa kitap yazmak da bir yetenek yani. Bazen tabii ki insanı sıktı. Kim artık bu ortaya çıksın diye. Ama katili tahmin etmeye çalışsanız zaten üçte bir şansınız var. Çoğu zaman Trevis çift kişilikli bir manyak mı çıkacak acaba diye düşünmedim değil. Sözün özü dumur etmeyen, okuması keyifli, sonu şaşırtmayan -çünkü şüphelilerin ilk sayfadan belli kim çıkarsa çıksın şaşırmayacağız- sürükleyici bir kitap. Güzeldi ama efsane değildi.
360 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Mario Mazzanti'yle Türkçeye çevrilen ilk kitabı Şah Mat ile tanışmıştım. Şah Mat beni fazlasıyla etkilemişti. "Öldürmek İçin Mükemmel Bir Gün" romanıyla da yazar, Şah Mat'ın ustaca yazılmış tek kitabı olmayacağını ispatlamış. Polisiye-gerilim severlerin kitabı ellerinden bırakamayacaklarına eminim. Hiç düşmeyen temposu, şaşırtıcı sonu, güzel kurgusuyla kitabın beni çok etkilediğini söyleyebilirim. Mazzanti'nin kitaplarını henüz okumadıysanız, Şah Mat'tan başlayarak okumanızı ve İtalyan yazarın gerilim yaratma sanatına kendinizi bırakmanızı tavsiye ederim.
512 syf.
·5 günde
Kitabı almama sebep olan tek şey satranç sevgisiydi. Ne kapağındaki vezire saplanmış bıçağa alıcı gözle baktım, ne de arka kapak yazısını okudum. Polisiye bir roman olduğunu da bilerek satın aldım. Kurgu güzeldi, bu tür kitaplarda olduğu gibi akıcı ve heyecanlandırıcı şekilde yazılmıştı. Kesinlikle iyi bir plan içeriyordu ve zekice yazıldığı açıkça ortadaydı. Eminim çoğu kişi kısa bir sürede okumuştur, bir oturuşta ortalama 100-150 sayfa okunduğuna eminim.(iyimser bakıyorum, belki de 200 de olabilir)
Beğendiğimi söyleyebilirim, duşa girdiğimde genelde soğuk suyu tercih etmeme rağmen kitabın etkisiyle üstüme sıcak suyu akıttığımı, derin nefes aldığımı kitabın bazı bölümlerini düşündüğümü ve her an banyonun kapısının açılacağını hayal ettiğimi de belirtmeliyim. Farkındaysanız her şeye rağmen bir şer koyacağım hissi yaratıyorum. Bu konuya girmeyeceğim. Tek söyleyeceğim şey eser güzel lakin okuma tercihlerimizin hep bu yönde olmaması gerekir diyorum. Bu yön derken polisiye kast etmiyorum. Kitabı tavsiye ederim.
360 syf.
·Beğendi·8/10
Serüven dolu bir roman. Gerilim ve dram yazarın yorumuyla birlikte bu kitapta hayat buluyor. Bitirmek için erteleyemeyeceksiniz. İyi okumalar dilerim...
360 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kasabada herkes okula giderken kaybolan Ami ve ailesini tanıyordu. Özellikle babası Elaji herkesin saygı duyduğu güvenilir ve dürüst bir adam olarak tanınıyordu. Eve dönmeyen kızı Ami'nin kaçırıldığına ilk andan itibaren inanan Elaji, polis ve tüm kasaba halkı ile kızını aramaya başlamıştı...

Komiser Sensi ise ardında hiç ipucu bırakmayan bu küçük kızı aramak için elinden geleni yapıyordu. Görgü tanıkları ile ortaya çıkan bir gelişme onu yönlendirmede ne kadar etkili olacaktı?

Komiser Sensi, arkadaşı olan ünlü kriminolog Doktor Claps'i ziyaret ettiğinde onun görüşüne başvurup yardımını istemekten çekinmeyip, ortadan kaybolan bu küçük kızların ardında katilin imzasının dışında hiç bir iz bırakmamaları, soruşturmanın çözümünü zorlaştırmak ile beraber bulunmayan cesetlerinde varlığından şüphelenmesine sebep oluyordu. Katilin imzasını ise mantıkları kabul etmekte zorlanıyordu...

Profesör Trevis ise tedavi ettiği ağır şizofren hastalarına hiç istemese de kasaba da yaşayan Cellini ailesinin kızını da dahil eder. Ağır travma altında ki bu kız ile Doktor Claps'in yolu kesiştiğinde, izlediği yolun doğru olup olmadığını tekrar sorgulamaya başlayacak...

Her sayfası gerilim dolu bu kitabı okurken, katili kendi ellerinizle öldürmek isteyeceksiniz...
360 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kolayca okunabilecek, heyecan dolu bir psikolojik gelirim romani. Yazarı'nın okuduğum ill kitap ve kesinlikle yazarı'nın bütün kitapları da okumaliyim. Ilk sayıfadan son sayfa'ya kadar gelirim vahşi dolu. Kusursuca yazılmış bir kitap. Özelikle polisye romanları okumayı seven arkadaşlarıma şiddetle tavsiye ederim.
512 syf.
·9/10
Gerçekten adrenalin yüklü bir kitap. Katil ortaya çıktığında bile aslında tam olarak ortaya çıkmayan başından beri herkesi katil ilan edip bir tek onu söylemedigim kişi katil çıktı. Cidden çok iyi kurgulanmış. Tercih dönemi nedeniyle bu kadar geç kaldım okumak için yoksa elime aldığımda zor bırakıyorum. Tahmin edilmesi zor bir cinayet romanı. Okumaya hazır mısınız :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Mario Mazzanti
Unvan:
Yazar
Doğum:
Toskona
Tıp fakültesi mezunu olan yazar, Milano’da dünyaya gelmiştir. Edebiyat dünyasına olan ilk adımı” Şah Mat” adlı romanıyla atmıştır. Bir polisiye romanı olan bu eseriyle başarılı olup, tanınmış hale gelen yazar, ismini zirveye yazdırmayı başarmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 179 okur beğendi.
  • 3.367 okur okudu.
  • 82 okur okuyor.
  • 1.379 okur okuyacak.
  • 75 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları