#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📗 Kendilerine ilim verilmiş olanlar, şunu açıkça görmektedirler ki, sana Rabbinden indirilmiş olan bu Kur’an gerçeğin tâ kendisidir ve insanları, karşı konulamaz kudret sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletmektedir. 6 #Tefsir: 📖 📖 Vahiy ve peygamberlik hakkında geleneksel bir bilgiye sahip olan Ehl-i kitap âlimleri Kur’an’ın Allah kelâmı olduğunu bildikleri gibi, her biri Allah’ın bir kanununu keşfetmek için konmuş olup Allah’ın isim ve sıfat tecellilerini tanıtan Fizik, Matematik, Astronomi, Jeoloji, Botanik, Biyoloji… gibi ilim sahalarında iman nazarıyla araştırma yapan âlimler de, elde ettikleri neticeleri Kur’an’la mizan ettikleri zaman, onlar da kesinlikle Kur’an’ın ilâhî bir kelâm olduğunu anlayacaklardır. Nitekim günümüzde bunun pek çok misâli yaşanmaktadır: Birincisi: Kanadalı Prof. Dr. Keith L. Moore, embriyoloji sahasında yazdığı eserinde insanın rahimdeki safhalarını izah ettikten sonra bu bilgileri âyet-i kerîmelerle karşılaştırarak, ilmin Kur’ân-ı Kerîm’le mütâbakat hâlinde olduğu, hattâ Kur’ân’ın, verdiği misâl ve tariflerle tıp ilminin önünde gittiği itirâfında bulunur. Keith, Kur’ân’daki nutfe, aleka ve mudğa tâbirlerinin, yâni bu üç safhanın husûsiyetlerinin hepsinin de ilmî hakîkatlerle uygunluğu yanında tıp âlemine büyük bir ışık tutmakta olduğunu ifade eder. Nutfe hâli olarak ifade edilen safha, ilmî araştırmaların bütün muhteviyâtına şâmildir. Aleka safhası, asılı ve donuk bir kan vaziyetindedir. Cenînin bütün hayât özellikleri, bu pıhtı hâlindeki kanda depolanmıştır. Mudğa ise, çiğnenmiş et demektir. Şekline bakıldığında, onun sanki çiğnenmiş bir et parçası hâlinde olduğu görülür. Âdetâ üzerinde diş izleri vardır. Bu araştırmalar netîcesinde Keith, Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamberimiz (s.a.s.) hakkında
Kur’an’ın ilahi kaynaklı olduğuna işaret eden en güçlü bilimsel unsurlar, önceden verilmiş bilgi (prior knowledge) ve uzun vadeli tutarlılık üzerine kuruludur. 7. yüzyıl Arabistan’ında okuma-yazma bilmeyen bir kişinin dile getirdiği bazı ayetler, ancak modern bilimle kesinleşen gerçeklerle şaşırtıcı derecede uyumludur. Bu uyumlar, tesadüfle açıklanması zor bir spesifiklik taşır. Embriyoloji Kur’an, 23:12-14. ayetlerde insanın yaratılış aşamalarını şöyle sıralar: nutfe (sperm damlası), alaka (yapışkan/asılı hücre topluluğu), mudga (çiğnenmiş et parçası), kemiklerin oluşumu ve ardından kemiklere et (kas) giydirilmesi. Bu sıralama, modern embriyolojinin bulgularıyla büyük paralellik gösterir: zigot → blastosist (rahme tutunma) → somit evresi (çiğnenmiş et görünümü) → kemikleşme ve kasların kemikleri sarması. 20. yüzyılda bu alanda çalışan Prof. Keith Moore gibi embriyologlar, bu tarifin dönemin bilinen tıbbi bilgilerinden (Galen vb.) daha isabetli olduğunu belirtmişlerdir. Evrenin Genişlemesi 51:47. ayette “Göğü kudretimizle biz kurduk ve onu genişletmekteyiz” ifadesi yer alır. “Mûsiûn” kelimesi sürekli bir genişlemeyi ima eder. Edwin Hubble’ın 1929’da keşfettiği evrenin genişlemesi gerçeğiyle doğrudan örtüşür. O dönemde evrenin sabit olduğu düşünülürken böyle bir bilginin verilmesi dikkat çekicidir. Jeoloji ve Dağlar 78:6-7 ve 16:15. ayetlerde dağlar “kavl” (kazık/çivi) olarak nitelendirilir. Modern jeolojiye göre dağların yer kabuğundaki kökleri (isostasi prensibi) gerçekten de derinlere uzanır ve yerkabuğunu dengeler. Bu yapı, tektonik plakaların hareketini ve deprem riskini azaltan bir denge mekanizmasıdır; bu bilgi ise ancak son 150-200 yılda netleşmiştir. Diğer Bilimsel İşaretler - Su döngüsü ve yağmurun oluşumu - Rüzgârların tozlaşmadaki rolü -
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okuma Bilinci
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz; EĞER; TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar... BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar... FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar... KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar... TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar... JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar... ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar... PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu... EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar... Ama hiçbir şey okumazsan sana ne söylenirse ona inanırsın. Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın, başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın, seni herkes kandırır. Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile... * Prof. Dr. Yusuf Halaçloğlu
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar... BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar... FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar... KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar... TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar... JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar... ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar... PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu... EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar... Ama hiçbir şey okumazsan sana ne söylenirse ona inanırsın. Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın, başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın, seni herkes kandırır. Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
Oku
EĞER; TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar... BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar... FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar... KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar... TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar... JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar... ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar... PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu... EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar... Ama hiçbir şey okumazsan sana ne söylenirse ona inanırsın. Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın, başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın. * Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu
Atatürk'ün tabutu açıldı..
Atatürk’ün Tabutunun Açıldığı Gün, 9 Kasım 1953. Atatürk'ün tabutu açıldı! Görenler inanamadı... Etnografya Müzesi’ndeki, Atatürk’ün tabutunun açıldığı gün, Ankara. (09.11.1953) Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23:30’da, Prof. Dr. Kâmile Şevki Mutlu’nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsü başkanıydı. Patalogdu. Arayansa Ankara Valisi Kemal Aygün’dü. Aygün, -“Hocam” dedi, “10 Kasım günü Ata’mızın naaşını Anıtkabir’e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz.” Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu. Hastalığını gerekçe göstererek, bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti. Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: -“Ben sizi sarar, sarmalar götürürüm. Bu tarihi bir görev.” Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi’ne gitti. Başbakan Adnan Menderes, Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski Başkan Abdülhalik Renda oradaydılar. Mutlu, görevden affını istemekle ne kadar büyük hata ettiğini o zaman anladı. Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu... Anıtkabir yapılana değin, Atatürk’ün naaşının korunabilmesi için “tahnit” denilen bir işlem uygulanmıştı. Gülhane Patolojik Anatomi Profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata’nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlemden dolayı Atatürk’ün naaşı o günkü biçimiyle korunabilmişti.
Atatürk