Her kadın, yumurtlama döneminden önce birer birer olgunlaşan, tüm ve tamamlanmış bir yumurta takımıyla doğar. bu demek oluyor ki, her insanın genetik dış yapısının yarısı anneannenizin içindeyken oluşuyor. çünkü anneniz doğduğunda, babanızın spermiyle birleşip size dönüşecek olan yumurtayı zaten taşıyordu.
İslâm kitapları 8. Yüzyılda Süryanî, Musevî, Hıristiyan ve Zerdüşt bilginler tarafından kendi dillerine tercüme edildi. Avrupalı bilginler ise büyük bir hevesle tüm İslâmî kitapları Latinceye çevirdiler. Yakın bir tarihte Cambridge Üniversitesi Müslümanların el yazması eserlerini satın alarak "Gut, romatizma ve kolik" üzerine yazmış oldukları tezlerini incelemiştir. Ali İbn Rabban'ın yazmış olduğu Firdevsu'l Hikmet "tıp, felsefe, meteoroloji, zooloji, embriyoloji, psikoloji, astronomi" ile ilgilidir. Ancak bu eserin dünyada sadece 2 adet el yazma nüshası kalmıştır. Nerededir bunlar peki? Biri British Museum'da biri ise Berlin'de saklanmaktadır! Bunca istifadeye rağmen yine de bizleri uygar olmayan barbarlar olarak nitelendirdiler. Sâhi, neydi her seferinde suratımıza bir tokat gibi çarptıkları uygarlık ? Tiyatro sahnelerinde gladyatörlere insan parçalatmak mı ?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tek kelimeyle facia !
Bu iğrenç piyasada her şey kılıfına uydurulmuş. Yarın bir gün kimse “babalık” hakkı iddia etmesin diye İngiltere Döllenme ve Embriyoloji kurumunun çıkardığı yasalara göre donörler asla “baba” sayılmıyor. Onlar sadece “donör” yani hiçbir hak ve vasıfları yok. Merkezi Danimarka’da bulunan dünyanın en büyük sperm bankası Cryobank’ın kurucusu Oli Schou, bankasında sisteme kayıtlı 100 adet donörü olduğunu ve Cryobank’tan alınan spermlerle bugüne kadar tam 14 bin bebek doğduğunu resmi olarak bildirdi. Yani bu, donör olan 100 erkeğin tam 14 bin çocuğu var demek oluyor. Dünya çapında ise 1,5 milyon banka çocuğu! Kim kiminle kardeş, kim kimin babası gizlilik kuralı sebebiyle bilinmiyor. Binlerce kardeşe evlilik demek. Bu facia değil de nedir?
Sayfa 81
Alıntı
Her kadın, yumurtlama döneminden önce birer birer olgunlaşan, tüm ve tamamlanmış bir yumurta takımıyla doğar. bu demek oluyor ki, her insanın genetik dış yapısının yarısı anneannenizin içindeyken oluşuyor. çünkü anneniz doğduğunda, babanızın spermiyle birleşip size dönüşecek olan yumurtayı zaten taşıyordu.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Bilgi
Şu halde insan bir baksın neden yaratılmıştır? O, atılıp dökülen bir sudan yaratılmıştır. Arka kemiği ile göğüslerin arasından çıkar, Şüphe yok ki Allah, onu yeniden döndürmeye Kådir'dir.» (Enfål, 5) Bu Ayet-i kerime Kur'an'ın en büyük ilmi mucizelerinden birisidir. Çünkü ancak erkek menisinin insanın belinde, kadın yumurtalığının da göğsünün arasındaki bir noktada tekevvün edip geliştiği son elli yıl içerisinde anlaşılabilmiştir. Halbuki Kur'an-ı Kerim, bunu 14 asır önce belirtmiştir. Nitekim bir diğer åyet-i kerime'de Yüce Allah insanın yaratılışı konusunu şöyle ifade etmektedir «Biz, insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu yüzden onu işitici ve görücü yaptık» (Bakara, 76). Bu açıklamaya göre, insanın yaratılışı, bir tek nutfeden değil, bir karışımdan, yani erkeğin saldığı meni ile, kadının saldığı yumurtalıkların birleşip katışmasından meydana gelmektedir Bir önceki ayette ise bunların ifraz edildiği yerler belirtilmişti. Yüce Allah bize ceninin bilinmezlikler evreninde kat'ettiği merhalelerden de haber vermektedir. Henüz embriyoloji ilmi ve tibbi geşlişmeler mevcûd değilken bu hakikatlar tasvir edilmiştir: «Andolsun ki, Biz insanı çamurdan süzülmüş bir özden yarattık. Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik. Derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir» (Mü'minûn, 12-14). Birleşme esnasında erkek vücûdu en az 26 milyon civarında küçük hacimli canlı varlıkları (sperma) kadının cinsel organına bırakır Buna karşılık kadın ancak ayda bir tane yumurta üretebilir. Erkek tarafından bırakılmış olan milyonlarca canlı varlıktan
Sayfa 478 - Çağrı yayınları·Kitabı okuyor
Embriyoloji. Sezgileri kuvvetli anatomi uzmanları, on seki­zinci yüzyılda, akraba tipte hayvanların embriyolarının ço­ğunlukla yetişkin formlarına nazaran birbirlerine çok daha fazla benzediklerini gözlemlemişlerdir. Örneğin, erken safhadaki bir insan embriyosu, sadece diğer memelilerin (köpek, inek, fare) embriyolarına değil, daha erken safhala­ rındayken sürüngenlerin, amfibilerin ve balıkların embriyo­larına bile çok benzemektedir. Embriyo büyüdük­ çe, daha çok, ait olduğu daha üst taksona özel karakterleri gösterir. Yetişkinler iyice özelleştiklerinde bile (örneğin ka­buklu hayvanlar arasında olan yapışan kıskaçlılar) onların serbestçe yüzen larvaları hala diğer kabukluların larvaları­na çok benzerler. Bazı Darwin karşıtları, bu larva benzerliklerinin bir şeyi kanıtlamadığını ileri sürmüşlerdir. Gereksinim nedeniyle oluşan bütün gelişme, basitten kar­maşığa gider ve dolayısıyla erken gelişim safhaları, basit oldukları için, sonraki daha karmaşık olanlara göre birbir­leriyle daha çok benzeşirler. Bu, bir bakıma doğrudur fa­kat embriyo ve larvalar, daima ait oldukları soya özgü bazı karakteristikleri taşırlar ve böylece ilişkiyi ortaya koyarlar. Ayrıca, embriyo evrelerinin incelenmesi çoğunlukla, ortak bir atasal evrenin atasal ağaçta nasıl yavaşça farklı dallara ayrıldığını gösterir. Bu, evrimin nasıl bir yol izlediğinin çok daha iyi kavranmasını sağlar.