Embriyoloji. Sezgileri kuvvetli anatomi uzmanları, on sekizinci yüzyılda, akraba tipte hayvanların embriyolarının çoğunlukla yetişkin formlarına nazaran birbirlerine çok daha fazla benzediklerini gözlemlemişlerdir. Örneğin, erken
safhadaki bir insan embriyosu, sadece diğer memelilerin
(köpek, inek, fare) embriyolarına değil, daha erken safhala
rındayken sürüngenlerin, amfibilerin ve balıkların embriyolarına bile çok benzemektedir. Embriyo büyüdük
çe, daha çok, ait olduğu daha üst taksona özel karakterleri gösterir. Yetişkinler iyice özelleştiklerinde bile (örneğin kabuklu hayvanlar arasında olan yapışan kıskaçlılar) onların
serbestçe yüzen larvaları hala diğer kabukluların larvalarına çok benzerler. Bazı Darwin karşıtları, bu larva benzerliklerinin bir şeyi kanıtlamadığını ileri sürmüşlerdir.
Gereksinim nedeniyle oluşan bütün gelişme, basitten karmaşığa gider ve dolayısıyla erken gelişim safhaları, basit oldukları için, sonraki daha karmaşık olanlara göre birbirleriyle daha çok benzeşirler. Bu, bir bakıma doğrudur fakat embriyo ve larvalar, daima ait oldukları soya özgü bazı
karakteristikleri taşırlar ve böylece ilişkiyi ortaya koyarlar.
Ayrıca, embriyo evrelerinin incelenmesi çoğunlukla, ortak
bir atasal evrenin atasal ağaçta nasıl yavaşça farklı dallara ayrıldığını gösterir. Bu, evrimin nasıl bir yol izlediğinin çok daha iyi kavranmasını sağlar.