• Böylesi güzel bir kitabı bu kadar geç okuduğum için pişmanım. Cumhuriyet dönemi romanlarını o ağır dilinden dolayı sevemiyordum ve sırf bu yüzden bu güzel romanlardan uzak kalmışım. Çalıkuşunu bize yıllarca idelist öğretmen örneği olarak o kadar çok anlattılar ki kitabı okuyunca şaşırdığımı belirtmeliyim. Çalıkuşu idealist fikirlerle yoksul anadoluya gitmiyor. Gönül yarasından kaçıp gidiyor ve buna rağmen kitabın 400 küsür sayfalarına kadar "munise" yi evlat edinmesi dışında pek de bir idelist ve örnek tavırlar göremedim. Yalnızca kuşadasında boş kadro haberini aldığında çok daha iyi bir seçeneği varken o yoksul ve muhtaç çocukları düşünürek o dönem yoksul bir belde olan kuşadasına gidiyor. Bundan sonrasında daha idealist bir profil ortaya çıksa bile gene de tatmin edici değil. Ancak kalbur üstü bir yaşam sürmüş, hep rahat yaşamış, zorluk ve yoksulluk görmemiş birinin gencecik yaşına rağmen tüm zorluklara inatla göğüs gererek başka türlü bir yaşamı görmesi, öğrenmesi, bunu anlaması ve tecrübe ederek hayatı öğrenmesi takdire şayan... Kitap daha ziyade bir aşk romanı. Yorumuma belki şaşıranlar olacaktır ne var bunda diye ama çalıkuşunu bize hep farklı ve yanlış anlatmışlar. Bu da kulaktan dolma bilgilerin, kulaktan kulağa aktarılan bilgi ve düşüncelerin ne kadar değişebildiğinin ve çarpıtılabildiğinin bir örneği gibi. Tüm bu yazdıklarımdan kitap hakkındaki düşüncelerimin olumsuz olduğu sanılmasın aksine bugüne kadar okuduğum en iyi romanlardan biriydi. Çok etkileyiciydi. Özellikle Munisenin sonu ile ilgili bölümde gözlerim dolu dolu okudum.
  • Bu uygulama gerçekten çok mükemmel ve faydalı bir uygulama. Tüm kitaplar hakkında bilgi sahibi oluyoruz fakat bu güzelim uygulamayı nasıl twittera çevirdiniz?
  • SUSMALI AZIZIM
    Yüce yüce dağlar yıkıldı yine
    Öpülen bilekler büküldü yine
    cehalet ortaya döküldü yine
    Susmalı azizim kitaplar gibi!

    Ah ile feryadı kopar velvele
    Ömrümüz yer zaman denen hergele
    Unutmuşuz artık bilmeyi bile
    Susmalı azizim kitaplar gibi!

    yangınlara körük olur menfaat
    Başa geçti tamah öldü kanaat
    Karanlıkta kaldık bitti kıraat
    Susmalı azizim kitaplar gibi!

    Dillerde pelesenk "tek ben doğruyum"
    Dertli yüreklere düşen ağrıyım
    Çökmüş sinelerin çökük bağrıyım
    Susmalı azizim kitaplar gibi!

    Uğur heba olsan yok ki çaresi
    Dimağim kemirir zillet faresi
    Hayat dediğimiz bilgi haresi 
    Susmalı azizim kitaplar gibi! 
    05-06-2017
    Uğur UKUT
  • Herkesleşme,herkesin sırasına girmeyi isteme,herkese ilgiyi çoğaltma ,bilgiyi herkesin bilgisi yapmak için çabalama demek biraz da.Bu durumda bilgi artmıyor, çoğalıyor,çünkü bilme çabasının konuları çoğalıyor;ilim nokta olma özelliğini yitiriyor,en nihayet nokta kayboluyor,herkesleşiyor.
  • İnsanları neden cebir gibi, geometri gibi ve daha bir yığın yararsız bilgi gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı?
    Paulo Coelho
    Sayfa 80 - Can Yayınları
  • Adem evlâdı bu ne kibir?

    Önce bir şeyi doğru idrak etmen lâzım: Dünya ismini verdiğimiz bu gezegende “Işk; bilgi / Îlm” veya seküler tanımıyla “bilim” senden çok önce de vardı.

    Atomlar, protonlar, elektronlar… Geometri, Matematik, Elektrik, Fizik, Yer Çekimi, Manyetik Alanlar, Aerodinamik, DNA’lar, Fotosentez, Metalurji, Jeoloji vs…

    Sen bunların üzerine geldin…

    Etin ne budun ne; Homo Sapiens Sapiens olarak 100 – 50 bin yıllıksın.

    Yaşadığın gezegen bile evrende toplu iğne başı kadar yer kaplarken…
    bir de kendini düşün?:
    Kendi mikroskobik pencerenden gördüğün manzarayı “her şey” sanıyorsun…

    İronik; kendi yaşamın üzerinde bile bir kontrolün yok çünkü ölümlüsün.
    Yoksa o dizginlenemez öfken buna mı? Derinden?

    Tablo (Bknz: http://i.hizliresim.com/oVj0z9.jpg) (Memento Mori)

    Latince “Fani olduğunu hatırla” ya da “öleceğini hatırla” demektir.

    Muzaffer bir Roma generali, savaştan galip çıkıp sokaklarda zafer turu atarken arkasında duran bir köle kafasının üstüne bir Defne çelengi (Tacı) tutup şunları söyler:

    Memento mori
    (Fani olduğunu hatırla)

    Memento te hominem esse
    (Sadece bir insan olduğunu hatırla)

    Respice post te! Hominem te esse memento!
    (Arkana bak! Sadece bir insansın, hatırla!)

    Alttaki tekerlek hayatı, üstündeki kelebek ruhu, kurukafa ölümü sembolize eder…

    Soldaki eflatun kumaşa sarılı asa zenginliği, sağdaki kaba kumaşa sarılı baston fakirliği…

    Kurukafanın üstündeki gönye- şakul-tesviye ise;

    Ölümün en büyük hizaya getirici olduğunu sembolize eder…


    KAYNAK:http://www.felsefetasi.org/memento-mori/
  • "Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur: kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene, hiç kimse yardım etmez."

    - Pestalozzi