Söz uçup bilinçaltımızın derinlerine konuyor
Dille birlikte kendimiz hakkında edindiğimiz bilgi değişime uğrar ve "ötekinin söylemi"ne ayarlanır. Yani, insanoğlunun dilden önce bir düşünce ve ruh dünyası vardır ve bu dünya, dil marifetiyle köklü bir dönüşüm geçirir.
Alıntı
Aklın Nesneleştirilmesine İtiraz
Bu öncülde görüldüğü gibi aklın nitelikleri zikredilirken onun insanla sınırlı, insanı hayvandan ayıran ve bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, bir kendilik(zat) olduğu düşüncesinden kaçınılmaktadır. Akıl ancak fiillerden bir fiil yahut davranışlardan bir davranış olabilir. Onunla insan kendi benliğinde veya ihata gücünde birtakım hususları öğrenir. Bu tıpkı görmenin görülen şeylerle ilişkisi gibidir. Görme, kendinde bağımsız bir esas değildir, aksine gözden kaynaklanan bir fiildir. Benzer şekilde akıl da hakiki bir nefsten (Nefes: kişinin kendi öz varlığı, öz benliği) kaynaklanan bir fiildir. ... KİTAPTA GEÇMEYEN AÇIKLAMA: Taha Abdurrahman İslam düşüncesinde aklın ne olduğu tartışmasını ele alıyor ve özellikle aklın bağımsız bir "şey" (cevher, öz, zat) değil, bir fiil ve işlev olduğunu savunuyor. Akletmek vardır; fakat akıl diye insandan bağımsız bir öz yoktur.
Sayfa 28
Felsefe
Reklam
Ben bu dünyaya bilmek için geldim. Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın, gerekse öte dünyanın bilgisi. Bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadıklarına bakarım
Fahruddîn Râzî, din üzerine konuşanları üç sınıfa ayırır: 1. Bilenler ve bildiğini bilenler. Yani hem bilgi sahibi olup bildiklerinin farkında olanlar. Ona göre bunlar gerçek ilim sahibi kimselerdir. Onlara uymak gerekir. 2. Bilmeyenler ve bilmediğini bilenler, bilmediğinin farkında olanlar. Bunlar aydınlanmak isteyenlerdir. Aydınlatmak gerekir. 3. Bilmeyenler ve bilmediğini bilmeyenler. Cahil olup cehaletinin farkında olmayanlar. Asıl kaçınılması gerekenler bu kategoride olanlardır.
Sayfa 151 - Kalbin Erbaini
Din
Melankolik insanların dünyalarının çelişkiler ve zıtlıklarla dolu olduğuna inanılmıştır. Örneğin: Bilgi açlığı ile bilginin anlamsızlığı: bilicilik ile büyücülük: varlık ile hiçlik; büyük işler başarma isteği ile intihar, mutluluk ile mutsuzluk güçlülük ile güçsüzlük geçmiş zaman ile şimdiki zaman çelişkisi; varlık ile yokluk: ilgisizlik ile duyarlık; her şeyi evetleme ile her şeyi tahrip etme istemi vb. gibi duygu ve düşünceler, melankoliklerde görülebilen çelişkilerin sadece ilk akla gelenleri olabilir.
ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yolaçmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek.
Reklam
Reklam