Adı:
12. Gezegen
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758007585
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ruh ve Madde Yayınları
Baskılar:
12. Gezegen
12. Gezegen
Bu kitap, dünyanın göksel atalarının varlığını kanıtlayan şaşırtıcı belgeler sunuyor. Dünyamızın, binlerce yıl önce dünya dışından gelen zeki varlıklar tarafından ziyaret edildiği ve insan uygarlığının gelişimine bu varlıkların katkısı olduğunu öne süren yazar, Sümer mitleri ve destanlarını kullanarak "Dünya Tarihini" yeniden yazıyor. Yazar, arkeoloji ve antropolojinin sağladığı verilerle bir zamanlar dünyamızda yaşamış olan üstün bir ırkın varlığını açıklayan şaşırtıcı kanıtları gün ışığına çıkartıyor. 
(Tanıtım Yazısından)
464 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
İkibinli yılların başında okumuştum, tekrar okudum. Mezopotamya, Mısır ve Hint uygarlıklarının varlık ve evren hakkında paylaştıkları ortak bilgileri anlatılmaya çalışılmış.
464 syf.
·7 günde·Puan vermedi·Ne Okusam'dan
Yoğun bilgi yüklemesi aldım kitaptan. Çoğu daha önce okuduğum Göktürk kitaplarından edindiğim bilgilerdi ancak kanıtlara daha sık dayandırarak anlatmış yazar. Yunan tanrıları, Babil ve Asur tanrıları, Sümer tanrıları ve hepsinin esasının Anunnakiler oluşu; insanların yaratılış sebebi, yaratılıştan sonra yaşanan problemler, Tufan gibi kadim zamanlardaki bütün olaylar detaylarıyla, tablet görselleriyle de desteklenerek açıklanmış. Ansiklopedik bilgilerle dolu bir kitap olmuş. Dolayısıyla akıcılık anlatımdan ziyade konuların ilgi çekiciliğinden kaynaklanıyor.
460 syf.
·1 günde·5/10 puan
İnsanlığın Nibiru gezegeninden gelen (12. gezegen) tanrılar ırkı olan Nefilimler tarafından üretildiğini ve birer genetik çalışma ürünü olduğumuzu Sümer ve diğer kadim metinlerden yola çıkarak ispatlamaya çalışmış.
448 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10 puan
12. Gezegen kendi alanında bir kült kitaptır. Dünya dışı zeki varlıklar ve biz dünya insanları etkileşimleri üzerine ilgisi olanlar ve aynı şekilde akademik seviyede araştırma yapan okuyucular için ders kitabı niteliğindedir. Uzun yıllar yaptığı araştırmaları bizlere sunan yazar bu konunun en yetkili kişilerinden olmuştur. Dolayısıyla bu kitap ve yazarın diğer kitapları, Erich Von Daniken'nın kitapları, Erhan Kolbaşı 'nın kitapları, Göktürk' ün kitapları harmanlanarak okunduğunda konusunda ilgili okuyucuya bu alanda güçlü bir başlangıç teşkil edecektir.
464 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Sümerlerden günümüze kadar aktarılan bilgiler.Kisaca Dinlerin evrim geçirmesi.Tüm dinler bunu kendine göre uyarlaması.Kitap haline getirmesi. Her insanın inanma içgüdüsü olduğu icin tanrilara inanmistir.Guzel okumanizi tavsiye ederim.
460 sayfalık bir kitabın sadece 118 sayfasını okuyup da inceleme yapmak ne derece doğru bilemiyorum ama yeni okuyacaklara neden ikinci defa okumayı bıraktığımı anlatmak ve kitap hakkında genel bir fikir vermek istedim.
Kitabın 13. Baskısı uzun zamandır kütüphanemde duruyordu .
Tekrar kitabı okumak için elime adığımda ayıraçın 55. sayfada olduğunu gördüm, konuyu kavramak için en başından başladım. Bir elli sayfa daha okuduktan sonra tekrar kitabı kütüphaneme kaldırıyorum.

Çok iddialı bir kitap olduğunu söylemeliyim.

Hani arada sırada gazetelerde veya internette çok eski tarihi kalıntıların üzerindeki kabartmalarda, astronot başlığı giymiş adamlar görürüz ve “hadi canım!” deyip geçeriz.
Konu tamamen bunun üzerine kurulu.
Kitapta, yukarıda bahsettiğim gibi, bol bol resimler göreceksiniz .

Yazar uzun uzun hem Hint ahem de Grek mitolojisinden bahsediyor ( açıkçası bu bölümü okurken çok sıkıldım) Ve her iki taraftaki tanrıların ve ilişkilerinin aynı olmasının bir tesadüf olmayacağını söylüyor.
Ve size neden olmasın? dedirtmeye çalışıyor.

Kitabın konusunu anlamanız için bazı alıntılar yaptım ve burada paylaşıyorum.

Artık astronotlar Ay’a indiklerine göre, geçmişte başka bir uygarlığın astronotlarının dünya gezegenine inmiş olabileceğine inanamak hiç de imkansız değildir.

Darwin’in teorisinden gidecek olursak; ( tesadüfe bakın ki, şu sırada Türlerin Kökeni'ni okuyorum..)

Eğer her şey normal gitseydi bizlerin ; Amazon ormanlarındaki veya Yeni Gine’nin ulaşılamayan kısımlarındaki ilkel kabilelerden daha uygar olmamız için hiçbir bariz sebep yoktur.

900.000 yıl sonra ,ilk insan ortaya çıktı, kalıntıların ilk kez bulunduğu sit alanının adı olan Neanderthal ile adlandırıldı.

Derken aniden ve açıklanamaz biçimde ,35.000 yıl kadar önce, yeni bir insan ırkı ,yani Homo Sapiens ( düşünen insan ) sanki yoktan var oldu ve Neanderthal insanı dünya yüzünden siliniverdi.

Kadim milletlerin yaratılış efsanelerinede göklerden gelenlerden, göklerde verilen hükümdarlıklardan sık sık söz edilir. Bunlara sembolik demiş, halk üstünde otorite kurmak için uydurulmuş deyip geçmişiz.

Nefilimler ,Dünya üzerinde kendi suretlerinde varlıklar yaratmak için klonlamayı nasıl kullandılar?

Bu “Tanrılar” 13.000 yıl önce insanoğlunu yok etmeyi niye istediler.

Gezegen ,her 36 yılda bir Dünya’nın yakınlarına geldiğinde neler oluyor.
464 syf.
·Beğendi·9/10 puan
NASA’nın içinde olduğu kitaplara nasıl yaklaşırsınız? Gerek polisiye, gerek macera, gerek kurgu gerekse bilim kitaplarını göz önüne aldığınızda. Ben hep merak ederim. Bu kitabın hazırlanmasında katkıları olduğunu görünce de tamamdır dedim, bu kitap olur. Üstelik MÜSLÜMANLARIN haz etmeyeceği bir esermiş hani, nasıl bir sınıflandırma bu bilmiyorum. Her din bilimle birliktedir, buna karşı çıkanlar genellikle koltuğundan olma korkusu yaşayan din adamları ve bilim adamlarıdır. Anlayacağınız merakımdan dayanamayarak adım attım bu kitaba diyebilirim. Neler olacağını görmek istedim.

Şöyle içeriğe de hep birlikte bir göz atalım istiyorum:

https://eksiup.com/p/zw2701178pzk

Ben şu DİN’i her zaman kendine alet edenlere de Zecheria Sitchin’in Şubat 1977’de verdiği bir yazısıyla cevap vermek istiyorum: “Bu kitap, güneş sistemimizde yalnız olmadığımızı önermektedir ve evrensel bir Tanrı’ya imanı azaltmaktan ziyade çok daha fazla arttırmaktadır. Zira, eğer Dünya üzerindeki insanı Nefilim’ler yarattı ise, onlar sadece çok daha engin bir Ana Plana uygun iş görmekteydiler” demektir.

Tabii göze çarpan birçok soru var ki bunların çoğu günümüz için de geçerliliğini koruyor kanımca. Dünya’ya başka bir yerden mi getirildik yoksa; Eski Ahit ve diğer kaynakların iddia ettiği gibi Tanrı tarafından mı yaratıldık? Kültürde sürekli oluşan genel bir fakirleşme mi var? Özellikle son soru çok cezbetti beni. Hem geçmiş dönemde bir anda kültür ve insanlar yok olurken aniden ortaya çıkan yeni ve GELİŞMİŞ kültürler hem de günümüz insanlarımızla geldiğimiz seviyeyle özlem çekilen 80’li yılların arasındaki farkı düşünmeden edemiyorum.

Burada dikkat çeken bir husus da Zu. AN Zu mu yoksa Nanna Zu mu bilmiyoruz. Ancak onun dikkat çeken yanı, Sümer metinlerinde onun uçan bir makinaya, GÖK SANDALI dedikleri bir cisme sahiptir. Eğer ki bu bir kuş olsa bu belirtilirdi diye düşünüyorum. Demek ki dış dünya ile bir temas oldu zamanında. Zaten ben evrende yalnız olduğunu düşünenlerden değilim. Hatta uçuk yapım, MERİH de dostlarımızın olduğunu bile söylüyor.

Bu duyguya çok kapılıyorum. Akkad ve asıl önemlisi Sümer metinlerinde Tanrıların istediklerinde Dünya’dan yükselebilmekte olduklarını, göklere çıkıp gidip geldiklerini anlatırlar. Tabii ben bunları Tanrı değil de Uzaylı gözüyle görüyorum çünkü elinde sadece ok ve kalkan teknolojisine sahip birine uçan bir cisimle geldiğinde sana tapınması normal. 1970’lere kadar Afrika’da Beyaz gören Siyahların hemen tapındığı bilgisine sahipken; 3000 yıl evvel böyle bir teknoloji karşısında, karşısındakini Tanrısı zanneden bir halk da bana abartı gelmiyor. Sizinle o dönemden kalan birkaç resmi de paylaşmak isterim. Pardon heykeli:

https://eksiup.com/p/7a271200jme4

https://eksiup.com/p/gp271258t879

Çok merak ettiğim bir konu daha var. Kitabın adını biliyoruz. Oradan yola çıkarak Ay ve Güneş’i de sayarsak diğer gezegenlerle birlikte 11 yapar, gene 12 gezegen çıkmıyor. Son gezegenlerin Uranüs-1781, Neptün-1846, Plüton-1930 bulunduğunu düşününce geçmişte neye göre 12 gezegen bulunup belirleniyor, insan merak etmeden duramıyor haliyle.

Kitabın dili biraz fazla ağır, onu da belirtmem gerek. Tabi bu okunmasına engel değil. Özellikle TARİH okuyan kardeşlerimin kesinlikle okuması gereken bir eser çünkü bildiğim kadarıyla Tarih bölümünün ilk 2 sınıfından birinde mutlaka SÜMERLER işleniyor. Tabii kitaplarda öğretilenden daha farklı bilgiler de mevcut ama kaynak açısından iyi bir eser. Bu konuda gelen kardeşlerime de seve seve yardımcı olurum. Onun dışında fazla söze gerek yok. Zaten yeterince baş ağrısı yapmışımdır diye düşünüyorum. Şimdilik mutlu akşamlar, şimdiden iyi Pazarlar ve keyifli okumalar dilerim. Esen kalın..
%37 (168/460)
·Beğendi·10/10 puan
İslam aleminin asla kabul etmeyeceği, dini öğretileri yerle bir eden Sümer Tabletlerini konu alan sürükleyici bir kitap. Kitapta tevrat, İncil ve Sümer Tabletleri kıyaslaması sık sık yer almaktadır. Nonteist olan herkesin Sümer Tabletlerini okumasını ve araştırmasını tavsiye ederim.
464 syf.
·10 günde·Beğendi
Sümer tabletleri, Eski Ahit, Tevrat ve İncil araştırmalarından yola çıkarak, sağlam mantık örgüleri kuran, çok değerli bilgiler kazandıran, insanoğlunun yaradılışını, dünyaya ne amaçla geldiğini öğrenmek isteyenlerin, farklı gerçekleri öğrenmeye kendini hazır hissedenlerin okuması gerekli bir kitap.
464 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı okumadan önce Ari kitabını okumuştum. Orda dipnotlarda sürekli 12. Gezegen kitabından alıntılar vardı. Okumak lazımdı. Kitap dünyanın ve insanların oluşumunu farklı bir şekilde dile getiriyor ama kanıtlara dayandırılarak. 12. Gezegende yaşayan nefilim ya da Anunnakiler olarak isimlendirilen insanların -kitapta ve tabletlerde tanrı olarak görülmüşlerdir- dünyadan yararlanmak için insanların evrimi hızlandırarak oluşturmalarını ve süreçleri anlatıyor. Okudukça insan o tabletleri merak ediyor. Gerçekten de Sümerlerden önce gelişmiş bir topluluk da yok. Her şey olası görünüyor. Uzaylıların olmaması zaten anormal olurdu. Kitap bitince 12. Gezegene ne olduğu ya da Anunnakilere ne olduğuna dair bir şeyler bekledim merakla. Belki bu durumu açıklayan tabletler vardır diye. Ama ordan sonrası yok. Kitabın sonunda da aynı şeyleri sorarak bırakmış zaten yazar. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. Geçmişe ışık tutuyor. Kitabı yalanlayanlar da gökten inen kitaplara inanırlar ama kanıtlarla sunulan şeylere inanmazlar zaten. Kitabı okuduktan sonra bu konu öyle sarıyor ki merak içinde araştırmaya girişiyor insan. Başka kitaplarla devam edeceğim.
Bu kitabı okumaya başlama nedenim , youtube ve diğer yerli/yabancı sosyal mecralarda nibiru ve anunnakiler hakkında sık sık içeriklere ve tartışmalara denk gelmem.
Genelde bu inanışı savunan insanların neredeyse hepsi Zecharia Sitchin'i referans almalarından dolayı bütün ön yargılarımı arkada bırakarak açık bir zihin ile bu kitabı okumaya başladım ancak sonunu getiremedim.

Kitap fantazya olarak bakıldığında ilgi çekici güzel bir kurgu olarak kabul edilebilir. Ancak sorun şu ki ; Zecharia Sitchin bu kitabındaki bilgileri , sümer tabletlerinden çevirdiğini ve bu bilgilerin yazılı tarih olduğunu öne sürüyor. Bunu yaparken de "sözde" çevirilerinden özenle kelimeleri alıp kendi zihninde oluşturduğu fantastik bir dünyaya uyarlayıp , okuyucuya bunların sümer tabletlerinde yazdığını söylüyor.

Zecharia Sitchin ,

"Mahmut ile Veli yakar top oynuyor" cümlesindeki 'yakar top' u alıp , 'güneşten koparılmış muazzam bir parça' olarak çevirmiş , bu çeviriden dolayıda böyle bir muazzam güce sahip olan Mahmut ve Veliyi Tanrı olarak düşünüp ,
"Mahmut ve Veli Güneşten bir parça aldılar ve ellerindeki muazzam güç ile insanlığa Füzyon teknolojisini öğrettiler"
tarzında çeviriler yapıp kitap yazmış.
Benim gözümde bu suçtur ve görünene göre bir çok bilimsel camiada da Zecharia Sitchin suçlu ve dolandırıcı olarak görülmüş.

Zecharia Sitchin 1920 doğumlu ve 1950 yılına kadar muhabirlik yapmış ve sonrasında nakliye şirketinde yöneticilik yapmış birisi. Gördüğü ve kanıtlanmış tek eğitimi Ekonomi üzerine. O yıllarda normal bir dil öğrenmek bile oldukça zor iken , eğitimi olmadan antik sümerce , akadca öğrenmesi ve bu dilde uzmanlaşması açıkçası imkansız. Hatırlatmak isterim ki o dönemlerde ne internet var ne de "Sümerce yaz kurslarımız başlamıştır" tarzı imkanlar. Sitchin'in en büyük avantajı o yıllarda sümer tabletleri ,şu dönemdeki gibi sanal ortama aktarılamadığından bu metinlere olan erişim imkanı ve bunlar üzerinde çalışan uzman sayısı oldukça azdı. Sitchin bu bilgi boşluğundan yararlanarak kendi "sözde" çevirileriyle oluşturduğu kurgusal kitaplarını çıkararak ciddi bir kazanç elde etmiştir.
464 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Sümerler toplumunu bu kadar ayrıntılı ve güzel anlatmak çok ciddi bir emeğin ürünü. Tablet çevirileri ve ciddi bir araştırma sonucunda ortaya konumuş olası bir iddia..
138 milyar yıllık evrenin geçmişinde 7 buçuk milyar yıllık dünya tarihinin çok kısa bir zaman dilimi olan 450 milyon yıllık bir süreciniN son 11 bin yılını anlatıyor. Bence fazlasıyla olası iddialar var. Yalanlanmadığı sürece dinlerin ve insanın varoluşunun, medenyetİn ortaya nasıl çaktığına dair sağlam temelli net açıklamaları var.
Bunu okuyup güzel uydurmuş diyenlere özellikle belirtmek isterim ki dünya da 14 sümerologtan hiçbiri bu adamı yalanlamamış.
Gökten kitap indiğine inanıpta genetik mühendisliğe inananmamakta ayrı bir kafa tabi. Kitap Tanrı’yı reddetmiyor aksine din ve bilimi birleştiriyor. Belki de bizim uzun yıllar sonra ulaşabileceğimiz bir toplumdan bahsediyor. Kafanızı çok sağlam karışıtırabilir. SORGULAYACAK OLGUNLUKTA DEĞİLSENİZ OKUMAYIN. ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM
Tanrım, sen babamsın,
beni yaratansın, yüzümü yerden kaldır...
Daha ne kadar ihmal edeceksin beni,
korumasız bırakacaksın
kılavuzsuz salacaksın?
Ay’a tam bir gök cismi olarak bakan Sümer betimlemesi bildiğimiz tüm gezegenleri doğru sıraya koyar ( Plüton hariç) ve bunları boyutlarıyla gösterir.
Zecharia Sitchin
Sayfa 222 - Bilyay Yayıncılık
1. GU.AN.NA(göksel boğa)Boğa
2. MAŞ.TAB.BA(ikizler) İkizler
3. DUB(cımbız, kıskaç) Yengeç
4. UR.GULA (aslan) Aslan
5. AB.SİN(babası Sin,bakire)Başak
6. Zİ.BA.AN.NA(göksel kader)Terazi
7. GİR.TAB(deşen ve kesen) Akrep
8. PA.BİL(savunmacı,okçu) Yay
9. SUHUR.MAŞ( keçi balığı)Oğlak
10. GU(suların tanrısı, su taşıyıcısı)Kova
11. SİM.HAH(balıklar) Balık
12. KU.MAL(tarlada yaşayan)Koç
Zecharia Sitchin
Sayfa 204 - Bilyay Yayıncılık
Burç kuşağı dediğimiz “zodyak” kelimesi, Yunanca zodiakos kyklos’tan (hayvan dairesi) gelmektedir, çünkü yıldız gruplarının yerleşimi aslana, balıklara vb. benzetilmiştir.
Zecharia Sitchin
Sayfa 204 - Bilyay Yayıncılık
Ölümlü insanın Hayat Ağacını nafile arayışı, Sümer uygarlığınca insan kültürüne bahşettiği en uzun, en güçlü destansı metinlerden birinin konusunu oluşturur.
Zecharia Sitchin
Sayfa 169 - Bilyay Yayıncılık
İnsanlar Güneş sisteminde yedi üye olduğuna inanmışlardı:Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn. Dünya bir gezegen olarak sayılmıyordu.
Zecharia Sitchin
Sayfa 193 - Bilyay Yayıncılık
İlk okullar, yazının icadı ve kullanılmasının doğrudan büyümesi ile Sümer’de kuruldu. M.Ö. 3. Bin yılın başlarında resmî bir eğitim sisteminin mevcudiyetini işaret etmektedir.
Zecharia Sitchin
Sayfa 53 - Bilyay Yayıncılık
İlki Enok’tur, Tanrı ile dost olan ve “Rab ile birlikte yürüyen” Tufan öncesi dönemden bir ata. Adem’in neslinden yedinci atadır ve Tufan kahramanı Nuh’un büyük büyükbabasıdır.
Zecharia Sitchin
Sayfa 167 - Bilyay Yayınları
Ve Rab gördü ki yeryüzünde adamın kötülüğü çoktu ve hergün yüreğinin düşünceleri ve kuruntuları sadece kötü idi
Ve Rab yeryüzünde insanı yarattığına pişman oldu, ve yüreğinde acı duydu.
Ve Rab dedi ki :
Yarattığım dünyalıyı ve hayvanları sürünenleri ve göklerin kuşlarını toprağın yüzü üzerinden sileceğim.
Evcilleştirilen ilk hayvan köpekti; çünkü insanın en iyi arkadaşı değil, muhtemelen onun yiyeceğiydi de.
Zecharia Sitchin
Sayfa 21 - Bilyay Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
12. Gezegen
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758007585
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ruh ve Madde Yayınları
Baskılar:
12. Gezegen
12. Gezegen
Bu kitap, dünyanın göksel atalarının varlığını kanıtlayan şaşırtıcı belgeler sunuyor. Dünyamızın, binlerce yıl önce dünya dışından gelen zeki varlıklar tarafından ziyaret edildiği ve insan uygarlığının gelişimine bu varlıkların katkısı olduğunu öne süren yazar, Sümer mitleri ve destanlarını kullanarak "Dünya Tarihini" yeniden yazıyor. Yazar, arkeoloji ve antropolojinin sağladığı verilerle bir zamanlar dünyamızda yaşamış olan üstün bir ırkın varlığını açıklayan şaşırtıcı kanıtları gün ışığına çıkartıyor. 
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 232 okur

  • Merve Hoşnuter
  • Hasan Gündüz
  • Ceykıp
  • Didem İkikardaşlar
  • betul kanneci
  • Önder Fırat
  • caner akcan
  • Hande Yiğit
  • x
  • Ruh Adam

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%4
25-34 Yaş
%16
35-44 Yaş
%48
45-54 Yaş
%24
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.9
Erkek
%65.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.2 (23)
9
%22.1 (21)
8
%14.7 (14)
7
%6.3 (6)
6
%2.1 (2)
5
%3.2 (3)
4
%0
3
%0
2
%1.1 (1)
1
%1.1 (1)