Bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...
Ne pahasına olursa olsun, ona yakın bulunmak,
ondan ayrılmamak... Öte tarafının bana lüzumu
yoktu... Hiçbir insandan, bana verdiğinden fazla
bir şey istemeye alışmamıştım...