Emel Kırımlı

Sadakat korkunç bir bencillik ve aynı zamanda insan hayatındaki çoğu menfaat gibi kibirli bir şey değil mi? Sadakat beklerken, ötekinin mutluluğunu istiyor muyuz? Ve o, sadakatın incelikli hapishanesinde mutlu olamıyorsa, yine de ondan sadakat beklerken onu gerçekten sevdiğiniz söyleyebilir miyiz? Ve eğer onu mutlu olacağı şekilde sevmiyorsak ondan herhangi bir şey, sadakat ya da baska bir kurban talep etmeye hakkımız var mı?
Reklam

Emel Kırımlı

, bir kitap okudu
6/10
·120 syf.·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 14:07
·
2025 6. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,6bin okunma
Çünkü bir olgusal gerçek vardır. Şu şu yaşanmıştır. Şöyle şöyle yaşanmıştır. Şu zaman şu zaman yasanmıştır. Bunu öğrenmek zor değil. Olgular konuşur; hani derler ya: Hayatın sonuna doğru olgular itiraflarım, işkence sandalyesindeki sanıklardan daha yüksek sesle haykırır. Sonunda her şey yaşanıp biter, ortada yanlış anlaşılacak bir şey yoktur. Fakat kimi zaman olgular yalnızca sonuçların zavallı tezahürleridir.
Kader tesadüfi bir talihsizlik değil, önceden hesaplanamayan, zor anlaşılır bağlantıların zorunlu sonucudur.
İnsan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir.
Reklam