Emel Kırımlı

Puan vermedi·144 syf.··
2025 32. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 10:38
Ahlaksız, Michel’in kendini bulma hikayesi olarak başlar. Bu süreçte Michel,ahlak anlayışı ve bireysel özgürlük kavramlarında sorgulamalar yaşarken kitabın sonunca bencil bir karakter olarak karşımıza çıkar. Gide kitabında okuru çok sade bir akışla özgürlük mü bencillik sorusunu düşündürmeye itmiş.
AhlaksızAndré Gide · İmge Kitapevi · 20031,051 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·120 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 10:24
Latife Tekin’in edebiyatı çoğu zaman kalabalıkların, çürümüş mahallelerin, gölgede kalmış insanların sesidir. Berci Kristin Çöp Masalları’nda çöp yığınlarının arasından yükselen çığlıkları; Muinar’da ise sarmal bir karanlıkta kaybolan ruhları duyarız. Onun dünyasında toplumsal meseleler, yoksulluk, kadınlık, yabancılaşma; büyülü ve simgesel bir dille iç içe geçer. Ama Zamansız, Tekin’in tüm bu seslerin arasından kendine döndüğü bir suskunluk gibi. Kalabalığın arasından çekilir, ışıklar söner ve artık yalnızca iç ses kalır. “Bazı geceler, zaman kırılır. İçinden geçip başka bir hayata sarkarsın. Orada seni sen sanmazlar.” Bu kitap, Latife Tekin’in daha önceki metinlerinden farklı olarak, dışarıyı değil içeriyi anlatıyor. Yani bu kez anlatıcı bir mahalleyi ya da bir kasabayı değil, kendi zihninin sokaklarını dolaşıyor. Ve bu sokaklar, her zaman aydınlık değil. Sisli, bulanık, geçici. Her köşe başı bir imgeyle, her duvar bir anıyla dolu. Zamansız, alışıldık bir roman değil. Ne belirgin bir olay örgüsü var ne de klasik bir anlatı düzeni. Bu bir anlamda bilinç akışına yakın duran, parçalı bir düşünce günlüğü. “Zamanın kemirdiği bir boşlukta yankılandım durdum, sesimin nereden geldiğini, nereye gittiğini bilemeden.” Kitabı okurken, zihnin sürekli uyanık olmalı. Çünkü metin, anlamı okuyucuya doğrudan sunmaz. İmgeler, metaforlar, kavramlar arasında bir labirent kurulur ve her okuyucu bu labirentin içinde kendi yolunu çizmek zorunda kalır. Bu yüzden Tekin’in tarzına yabancı biri için Zamansız, ilk okuma için zor bir tercihtir. Hatta kimi zaman bıktırıcı bile olabilir. Fakat onun diline, ritmine, çağrışımlarına aşina olanlar için kitap bir keşif yolculuğudur. “Unutmak sandığım gibi bir silinme değilmiş, sessiz bir dağılmaymış aslında.” Bu cümle, kitabın ruhunu belki de en
ZamansızLatife Tekin · Can Yayınları · 0991 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2025 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 15:28
Kesali, elinden tuttuğu bir çocuk için, çocuğun boynunda kırmızı bir çizgi biçiminde görülecek olan kırmızı bir şans ipi dokur, ya da ona kendi saçından dokuduğu küçük bir elbise giydirir. Elbise öylesine ince dokunmuştur ki, insanlar onu göremezler, fakat elbise, bu hediyeyi alan çocuğa "şans elbisesi" olarak yaşamı boyunca uğur getirir. Kitapta yer alan bu metne göre kırmızı renk, kırmızı kurdele ve bir şeyin getirdiği şans gibi inançlar farklı toplumlar için araştırıldığında aşağıdaki gibi benzer bir sonuç elde edilebilir. 1. Türk Kültüründe Kırmızı Kurdele (özellikle bebek ve gelinlerde) • Anlamı: Nazar ve kötü enerjiden korunma. Yeni doğan bebeklerin kıyafetine veya yastığına kırmızı kurdele bağlanır. Gelinlerin beline kırmızı kurdele bağlanması da hem bekâreti hem de uğuru simgeler. ⸻ 2. Çin Kültüründe Kırmızı İplik Efsanesi • Anlamı: Kaderin iki kişiyi görünmez kırmızı bir iplikle birbirine bağladığı inancı (özellikle aşk ve evlilikle ilişkilendirilir). ⸻ 3. Hindu Kültüründe “Kalava” ya da “Mauli” (Kırmızı-Beyaz İplik) • Anlamı: Dualarla bileğe bağlanan bu iplik, kötülükten korunmak ve tanrıların lütfunu almak için kullanılır. Genellikle dinî törenlerde rahipler tarafından bileğe bağlanır. ⸻ 4. Musevilikte Kırmızı İplik (Rachel’in Mezarı Ritüeli) • Anlamı: Nazar ve kötü enerjiden korunmak. Kırmızı iplik, Rachel’in mezarına sarılıp sonra bileğe bağlanır. ⸻ 5. Afrika Şaman Gelenekleri – Görünmeyen Kıyafetler & Tılsımlar • Anlamı: Şamanlar bazı kişilere görünmeyen tılsımlar verir ya da hayali elbiseler “giydirir.”
Çingene MitolojisiHermann Berger · Ayraç Yayınevi · 200037 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 16. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 02:26
Hermann’ın sade ve açık bir dili var. Kitapta bulunan her öyküde ana karakterlerin iç dünyası ve arayışları genel olarak anlatılmakta. Her öykünün sonunda ise bu arayışların sonu belirsiz olarak bırakılmamakla birlikte net bir şekilde de belirtilmez. Mesela “Susadığı için su içti” demek yerine “Yudumları tüm hücrelerini canlandırmıştı” şeklinde demek gibi bir şey oldu öykü sonları. Anlatımda cümleler sade, açık ve kısa olmasına rağmen anlamların yoğun olduğu söylenebilir.
Yaz Evi, Daha SonraJudith Hermann · Sia · 2022470 okunma
8/10
·384 syf.··
2025 12. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 00:47
“Kairos”, eski Yunan mitolojisindeki “doğru zaman” kavramına atıfta bulunarak, bir anın hayatı nasıl değiştirebileceğini sorguluyor. Zamanın akışı içinde tutkulu ama yıkıcı bir ilişkiyi konu alan bir roman. Kitap, Doğu Almanya’da 1980’lerde geçen bir aşk hikayesini konu alırken, bireysel hayatlarla tarihsel olaylar arasındaki ince bağı da ustalıkla işliyor. Romanda genç bir kadın ile kendisinden oldukça büyük, evli bir adam arasında başlayan ilişki, zamanla sevgi, bağımlılık, güç ve itaat temaları üzerinden karanlık ve çarpıcı bir hâl alıyor. Evet ‘tutkulu aşk’ söz konusu olduğunda hepimizin aklında inanılmaz olay örgüleri oluştu bile. Ama kitapta bir yerden sonra Katharina’da ki bu tutku neden bu kadar? Katharina’yı Hans’a bu kadar bağlayan şey ne? Sorularına cevap arayarak okumaya devam ettim. Katharina genç, hayatının henüz başında ve kim olduğunu, neye inandığını, ne hissettiğini çözmeye çalışıyor. Tam da bu dönemde karşısına çıkan Hans, yaşça büyük, entelektüel, güçlü ve dünyayı çözümlemiş bir figür gibi geliyor ona. Bir anlamda Hans onun için zamanı, bilgiyi, tecrübeyi temsil ediyor. Ona yön veriyor, tanımlar sunuyor, ama aynı zamanda onu şekillendiriyor—ve bazen de kırıyor. Bu bağlanma, bir sevgi ihtiyacının çok ötesine geçiyor: Katharina, Hans’ın gözüyle kendini anlamaya başlıyor. Ve bu çok tehlikeli bir bağlılık biçimi. Çünkü bir yandan Hans’ın karizmatik yönlerine hayran olurken, öte yandan onun manipülatif, kontrolcü ve zamanla şiddetli hâle gelen tavırlarına da maruz kalıyor. Ama Hans onun için sadece bir adam değil; içinde bulunduğu kararsızlığın ve çözülmekte olan sistemin ortasında sığınabileceği bir merkezi gibi. Sığınılan bu merkez bir yerden sonra tutkuyu geride bırakarak kafeste pençesinden kurtulmaya çalıştığı bir işkence halini alıyor, hem av
KairosJenny Erpenbeck · Can Yayınları · 20231,124 okunma