Düşüncelerini sürçmeden, iğneleyici büyük bir güçle sıraladığını duymak, insan için büyük bir haz olurdu; ben onu dinler ve kıskanırdım, çünkü ben konuşmak üzere ağzımı açar açmaz vazgeçiyordum.
Henüz kanatları olgunlaşmamış, küçük ayaklarıyla toprağı tekmeleyen, uçmak isteyen ama yüreği titreyen bir böcektim. Başarabilecek miydim, başaramayacak mıydım? Biraz daha sabredelim, bakalım!...