furkan atakan

Baroğun özelliği, sonsuza giden kıvrımdır. Barok, her şeyden önce, kıvrımları iki yöne göre, sonsuzluğun iki katı varmışçasına iki sonsuzluğa göre farklılaştırır: maddenin ikili-kıvrımları ve ruhtaki kıvrımlar”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Apollon ve Dionysos’un anlam evreninde iki zıt kutupta konumlanan bir diğer kavram ise “anne”dir. Anne kelimesinin etimolojisi maddeden (İng. matter-material) gelir. Almanca mutter, İngilizce mother ya da mama, İspanyolca madre; anne kavramının maddiliğine ve sıvılarla ilişkisine vurgu yapar (Paglia, 1990/2004: 106). Anneyi terk eden, katleden yahut sembolik düzlemde öldüren Apollonik akıl, daima anne özlemi çeken Dionysos’un aksine bizzat toprak ana ile savaş halindedir ve en büyük savaş meydanlarından biri de sanat alanının kendisidir.
“İster bir sanatçı yetisi, isterse alışkanlığa dayanan bir ustalıkla olsun, bazı sanatlar renkler ve figürler aracılığıyla taklit eder. Bazı sanatlar ise ses aracılığıyla taklit eder; buna göre de bütün adı geçen sanatlarda genel olarak taklit ya ritm ya söz ya da harmoni aracılığıyla gerçekleştirilir. Öyle ki, bu üçü ya ayrı ayrı ya da birlikte kullanılır. Örneğin, flüt ve kitara, aynı şekilde kaval (syrinx) çeşidinden olan sanatlar sadece harmoni ve ritm’i kulllanırlar; dans sanatı ise harmoni olmadan yalnız ritm’i kullanır; çünkü, dans edenler, ritmik beden hareketleri aracılığıyla karakter özelliklerini, tutkuları ve hareketleri taklit ederler” (Aristoteles, 1508/1987: 11-12).
Kendini bilmek, bireyleşme prensibi (principium individuationis) dolayısıyla diğerlerinden farklı bir tözel kimlik, teklik olarak farklılaşma-biricik olma idealini vurgular; bir kontur çizgisi ile kendini diğerlerinden ayırmadır.
Dionysos’u yetiştiren yaşlı Satir Silenos, bilgeliğinden faydalanmak için kendisini kovalayıp duran ve “insan için en iyi şeyin ne olduğunu” soran Kral Midas’a yakalandığında şunları söyler: “İnsan için en iyisi hiç doğmamış olmak. İkinci en iyi şey ise hemen ölmek.” Nietzsche’ye göre, ölümün mutlaklığı karşısında yaşamın kendisine ve hakikate ancak özünde mitosu barındıran tragedya ve dolayısıyla sanat aracılığıyla erişilebilir. *