📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gafil, dünya uykusundan uyanacağı ölüm vaktine kadar kendisi dahil çevresindeki her şeyden habersizdir. Tek sermayesi olan hayatını heba ettiğinin farkında olmaz.
İlahî hazineler ve sırlar, insana ithaf edilmiştir. Cenab-ı Hak, yüce varlığını insanın kudsî yapısında tanıtmayı murâd etmiştir. Bu sebeple insan, şerefini, haysiyetini ve mükerremliğini idrak ettiği zaman hakiki manada insan haline gelir.
İmanlı ölmenin, ilahi neşveler ve safalara kavuşmanın yolu, diri bir kalple dâimî olarak ihsan şuurunda yaşamaktan geçmektedir.
İnsanoğlu, nefsâni arzularına mağlub olduğu ve imanın feyz parıltılarını kaybettiği zaman günâha meyleder. Vicdanlarda ahlaki destek azalınca, ince düşünüş ve rûhî derinlik de kaybolur. İstikamet sahibi olma yolunda ciddi bir zaaf ortaya çıkar. Günahlar, tatlı bir mûsikî gibi nefslere hoş gelir ve âdeta vebâlinin ağırlığı hissedilmeden işlenebilir.
İnsanın dünyaya gâfilâne temâyülü neticesinde işlediği günahlar, onun insanlık şeref ve haysiyetini de zedeler. Bu durum, rûhların günah karanlığı ile kirletilmesine sebep olur.
Halbuki insanoğlu, masumluğun saf râyihası içinde doğar ve cihâna tertemiz olarak gelir. Din de bu fıtrî temizliği korumak için Allah tarafından insana verilen bir lûtuf ve merhamet tecellisidir.
İslâm dini, beş husûsun muhâfaza ve müdâfaasını emretmiştir. Bunlar: Can, akıl, din, nesil ve maldır. Kişi, bunlara yapılan herhangi bir taarruza karşı gerekli mücâdeleyi yapmalıdır. Fakat, bu mücadeleyi yaparken dînimizin gösterdiği yolu takip etmelidir.