Yaşamın yaşanmaya değip değmeyeceği konusunda yargıya varmak için seçeceğin ölçüt ne olursa olsun, içine battığın bu yaşamdan çekip çıkarmak zorundasın onu. Yaşamı yadsısan bile, yaşayan biri olarak kendi işlevlerini uygularken öğrendiğin yaşamsal ideal ya da kuruntu olan değerlerin adına yapacaksın bunu. Öyle ki, değeri olan şey yaşamdır… yaşamın yaşanmaya değmediği sonucuna varan kimse için bile.
Sadece kitap ölümsüzdür, sadece onun kapakları dalgaların üzerinde yükselecek, sadece fokur fokur hayat kaynayan sayfalarının arasındaki mahluklar hayatta kalacak.
Buradaki okurların kaçı, bir kere de olsa, kendini terk edilmiş hissetmemiştir? Kaçı, bir kere de olsa, bir odaya, depoya veya bodruma, aklı başına gelsin diye kapatıldığını itiraf edebilir? Peki kaçı hiç kimseyi kapatmadığını söyleme cesaretinde bulunabilir?