27 Mayıs 1915 tarihinde Ankara Vilâyeti'ne gönderilen gizli
şifrede "Ermeniler hakkında hükümetçe alınan tedbirler, sırf memleketin âsâyiş ve inzibatını temin ve muhafaza mecburiyetine müstenittir. Ermeni unsuruna karşı hükümetin imhakâr bir siyaset takip etmediği, şimdilik tarafsız bir vaziyette kaldıkları görülen Katolik ve Protestanlara dokunmamış olması göstermektedir..." denilmektedir.
Filistin meselesi, ülkelerinden atılmış üçbuçuk milyon Filistinlinin “kendi kaderlerini çizme” uğraşıdır. 1948 yılında Filistin’de İsrail Devletinin kurulması ve onu takip eden yıllarda komşu Arap devletleriyle yaptığı savaşlar sonucu Filistin’in tümüne hakim olmasıyla Filistinliler, vatanlarını kaybetmişlerdir.
"Talat ve Enver Paşa, hemen harp başlar başlamaz, Ermenilerin düşman
tarafını tutmaları, bilhassa Osmanlı ordusuna karşı düşmanca girişimlerde bulunmaları
halinde şiddetli karşı önlemler alınacağı hususunda kesinlikle uyardı.
Aslında Türklerle Ermeniler gerek Selçuklu Devleti, gerekse Osmanlı
Devleti dönemlerinde yaklaşık 850 yıl önemli bir problem olmadan birlikte
yaşadılar ve aynı devletleri paylaştılar. Nitekim Osmanlı Devleti döneminde 29
paşa, 22 bakan, 33 milletvekili, 7 büyükelçi, 11 başkonsolos vs. olmak üzere pek
çok Ermeni yüksek devlet görevlerinde yer almıştı. Bu durum 1915'e kadar devam
etti.