Emin Yayan

Emin Yayan
@eminyayan
İnşaat mühendisi
11 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Hayat, hastalıklı bir insanın yorgun gözlerini yakan yorucu bir ışık gibiydi. Uyanık geçirdiği her an, etrafında ve üzerinde çiğ bir öfkeyle parlıyordu. Acıtıyordu. Dayanılmaz bir acı veriyordu.
Sayfa 475·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Reklam
Ne çok uyuduğunu ve buna rağmen ne çok uyumak istediğini fark etti. Halbuki eskiden uykudan nefret ederdi. O zamanlar uyku, hayatının kıymetli anılarını çalıyordu. Yirmi dört saate dört saat uyku, dört saatlik hayatının elinden alınması demekti. Nasıl da çok görüyordu uykuyu! Oysa şimdi çok gördüğü şey hayattı artık. Hayat güzel değildi; tatsızdı, acıydı. En vahimide buydu. Yaşamayı arzu etmeyen bir hayat, sona erme yoluna girmiş demektir. Derinlerde bir yerde hissettiği kendini koruma iç güdüsü onu harekete geçirince oradan uzaklaşması gerektiğinin farkına vardı.
Sayfa 470·Kitabı okudu
Uyku onun için unutmak demekti; uyandığı her sabah kederle karşılaşıyordu. Hayat onu kaygılandırıyor, sıkıyor, zaman ise eziyet gibi geliyordu.
Sayfa 465·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Onu gerçekten sevmediğini şimdi anlamıştı. Sevdiği şey Ruth değil, idealize ettiği, kendi kafasında yarattığı uhrevi bir şeydi; kendi aşk şiirlerinde ışık saçan ruhtu. Hakiki Ruth’u sınıfının tüm o kusur ve zaaflarını taşıyan, o sınıfın psikolojisinin umutsuz sınırlarıyla kısıtlanmış burjuva Ruth’u hiç sevmemişti.
Sayfa 460·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
İnsan içindeki ışığa göre hareket eder, bundan ötesini kimse beceremez.
Sayfa 459·Kitabı okudu
Reklam