Had I the heavens' embroidered cloths,
Enwrought with golden and silver light,
The blue and the dim and the dark cloths
Of night and light and the half-light,
I would spread the cloths under your feet:
But I, being poor, have only my dreams;
I have spread my dreams under your feet;
Tread softly because you tread on my dreams.
-
Benim olsaydı göğün nakışlı örtüleri,
Altın ve gümüş ışıkla işlemeli,
Gecenin, aydınlığın ve alaca karanlığın,
Mavi, donuk ve koyu örtüleri,
Sererdim altına ayaklarının:
Ama yoksulum, sadece var düşlerim;
Ayaklarının altına düşlerimi serdim.
Yumuşak bas, çünkü bastığın şey düşlerim.
William Butler Yeats
When you are old and grey and full of sleep,
And nodding by the fire, take down this book,
And slowly read, and dream of the soft look
Your eyes had once, and of their shadows deep;
How many loved your moments of glad grace,
And loved your beauty with love false or true,
But one man loved the pilgrim Soul in you,
And loved the sorrows of your changing face;
And bending down beside the glowing bars,
Murmur, a little sadly, how Love fled
And paced upon the mountains overhead
And hid his face amid a crowd of stars.
-
Yaşlandığın ve saçının solduğu ve içinin uyku dolduğu,
Ve ocak başında daldığın vakit bu kitaba bak,
Yavaşça oku ve eskiden sahip olduğu o yumuşak
Bakışlarını gözlerinin ve derin gölgelerini düşle.
Kaç kişi sevdi senin hoş zarafetinin cevherini,
Ve sevdi güzelliğini aşkla yalan ya da hakikat,
Sendeki gezgin ruhu bir tek adam sevdi fakat
Ve sevdi senin değişen yüzünün kederini;
Ve çömelerek yanına kızgın ocak parmaklığının
Mırıldan bir az, Aşk nasıl da uçup gitti
Ve dağların başları üzerinden geçip gitti
Ve sakladı yüzünü arasına yıldız kalabalığının.
William Butler Yeats