Tren insandan insana gider, tipki bir mektup gibi. Tren,
vapur gibi kıyımızdan, uçak gibi üstümüzden değil
içimizden geçer. Bir yüzleşmedir trenler. Kendimizin
kendimizle yüzleşmesi. Biz de ona zaten valizimizden
eşyamızdan önce içimizle bineriz. Belki de insanın, kaç
kişiyle trene biniyor olursa olsun, en çok kendisiyle
bindiği tek taşıt trendir. Uçakta yanınızdakiyle
konuşursanız vakit daha çabuk geçer, uçaktan ne
kadar korkmasanız da yine de onun verdiği tedirginliği
yenmenin en insani yoludur bu sanırım. Ama trende hic
konuşmaya da gerek duymayabilirsiniz çünkü sizin
içinizde de bir başka yolcu vardır ve aslinda trene
binen odur sizden önce, siz zaten onunla içten içe, bir
mirildanma gibi, bazen bir sayıklama gibi bir söyleşi
tutturursunuz