TRAGEDYALAR istediklerini elde edemeyen insanların hikâyeleridir, ama istediklerini elde edemeyen insanlarla ilgili her hikâye trajik bir görünüm taşımaz.
Kişinin benliğindeki duygusal durumları, aslında görünür hale geçmek ve kişinin başına gelmek için fırsat kollayan olaylardır.
Zaman, olayları durumlardan ayırır ve onların kimliğini gizler. Bizi şaşırtarak, tam unuttuğumuz, daha doğrusu onları üretmiş olduğumuzu anımsamadığımız bir anda, kara bir ekranın ardında pusuya yatmış olaylan görünür hale getirmek üzere fişi prize takar. Ancak hiçbir şey birdenbire olmaz. Beklenilmeyen, her zaman uzun bir hazırlık dönemi gereksinir.
Olaylar düşüncelerimizin, öz varlık durumlarımızın, elle tutulur, gözle görünür halidir
İster olumlu, ister olumsuz olsun, insanın düşünceleri daima yaratıcıdır ve mutlaka ortaya çıkacak uygun bir zamanı bulur.
Düşüncelerimiz, elimizle yazdığımız hatta yolladığımızı bile unuttuğumuz, davetiyeler gibi düşüncelere karşılık gelen olayları kendine çeker. Onların beklenilmeden ve birdenbire olduğun sanmamızın asıl nedeni, bizim kendi durumlarımıza dikkat etmememizdir.
Hiçbir şey insanın düşünceler içinden geçmeden oluşamaz.
İşte bu yüzden, düşünce en büyük güçtür.