Şişli'deki evimde yeni durumu düşünüyordum. Istanbul sokakları itilaf devletlerinin süngülü askerleri ile dolmuştu. Boğaziçi, toplarını sağa sola çeviren düşman zirhlilariyla lacivert sularını göstermeyecek kadar örtülü idi. Herkes ancak zorunlu ihtiyaçları için evlerinden çıkabiliyor, sokaklarda hatır ve hayale gelmeyen hakaretlere uğramamak için caddelerin duvar diplerinden, büzülerek, eğilerek ve korkarak yürüyebiliyorlardı. Istanbul ufuklarında yalnız düşman hakaretleri düşman bayrak ve süngüleri yükseliyordu.
Not: Mustafa Kemal Paşanın ağzından aynen kitaba aktarılmış.