Uçurumu tanıdı. Hep aynı uçurumdu bu. Ancak, bu kez onun kenarında değil, dibindeydi.
İşin hiç görülmedik, kahredici yanı da şuydu ki, hiç farkında olmadan düşmüştü bu uçuruma. Her zaman güneşi gördüğünü sanıp dururken, hayatının olanca ışığı da onunla birlikte uçuruma yuvarlanmıştı.
Ben, bu adamı idam etmekle, zorunluluğa boyun eğdim. Ama zorunluluk eski dünyanın bir canavarıdır. Onun adı Kader’dir. Oysa ilerlemenin yasası, canavarların melekler karşısında yok olmasını; Kader’in, kardeşlik karşısında silinip gitmesini emreder. Gerçi, sevgi sözünü ağza almak için kötü bir zamandayız. Varsın öyle olsun, ben yine de onu telaffuz ediyor, övgüyle yüceltiyorum. Sevgi! Gelecek şenindir. Ölüm! Senden yararlanıyorum, ama nefret de ediyorum.