Bu enkaz binada yapayalnız olduğunu biliyordu. Ona zaten sanki koca kentte yalnızmış gibi geliyordu. Yıllarca gecikmiş bir duygu hissetti. Bu anın, odadaki sessizliğin, sokaktaki ıslaklığın çok ötesine de bulaşan bir yalnızlık. Gri boşlukların, hiçbir şeyin çabalamaya layık olmayışının getirdiği yalnızlık. Çocukluğunun yalnızlığı.
Onun da ihtiyacı vardı bu sefer. Keşke acı çekişini görmesine izin verebileceği bir arkadaşı olsaydı. Savunmasız gösterebilseydi ona kendini. Bir an ona yaslanabilseydi." Çok yorgunum," diyebilse, bir an dinlenebilseydi. Tanıdığı onca adam arasında, şu anda yanında bulunmasını isteyeceği biri var mıydı?
Onları iktidara nasıl bir zihniyetin getirdiğini kim nereden bilebilirdi? Hangi amaçlar harekete geçirmişti onları? Bilgileri ne kadardı? İçlerinden hangisi topraktan bir avuç cevheri hiç yardımsız çıkarmayı başarabilirdi?