Şimdiye kadar isteyip de öğrenemediği hiçbir şey olmamıştı; şimdi de içindekileri karşısındaki kızın anlayabileceği şekilde anlatmayı öğrenmek istiyordu. Gencin ufkunda giderek büyüyen bir yer kaplıyordu kız.
Kendini unutup aç gözlerle kıza baktı. Karşısında yaşamaya değer bir şey vardı işte; kazanmak için savaşmaya, mücadele etmeye ve evet, uğruna ölmeye. Kitaplar haklıydı. Dünyada böyle kadınlar da vardı. Karşısındaki onlardan biriydi.
Mektubunu okuyan arkadaşına doğru bakınca sehpanın üzerindeki kitapları gördü. Açlıktan midesi kazınan birinin yiyecek gördüğü anda gözleri nasıl arzuyla dolarsa, onun da gözleri öyle şevkle, istekle parladı.