Korku ve heyecan içinde düğün gecelerini bekleyen Müslüman kızlara dönelim. Akıl karışıklığı her yönden onları tehdit etmektedir. Hiç cinsel ilişki yaşamamış bir genç kızın zifaf gecesinde kanama
Kanlı çarşaf, sadece gelinin bekâretinin değil, aynı zamanda damadın erkekliğinin kanıtıdır Ayrıca gelinin, damadın anne babasının verdiği başlık parasına layık olduğunu gösterir. Tunus’ta doktorluk yapmış olan M.M.J. Reyners, evlilik anlaşmasının imzalanmasından önce bekâret belgesi almak üzere muayenehanesine anneleri ve kayınvalideleriyle gelen çok sayıda gelin adayı görmüş. Tahmin edilebileceği üzere, bir keresinde gelin adayının hamile olduğunu fark etmiş, belki ailesi de bundan kuşkulanıyordu. Böyle bir durum gelinin muayenehanede öldürüleceği anlamına gelir, çünkü bekleme odasında, aile namusunu temizlemeye hazır eli bıçaklı bir erkek akraba beklemektedir.
Müslümanlarda ve Hindularda
düğün eğlenceleri sırasında gelinin bekâretinin kanıtlanması hâlâ büyük duygusal önem taşır, bu kanıt da tamamen bikirden akan kana dayanmaktadır. Ne yazık ki, ilk kez seviştikleri zaman hiç kanamayan kızlar da vardır.
İstanbul’da ve Casablanca’da genç kızlar modayı belirleyen kaygısız hayatlarında, tek bir adımdan kaçınarak bekâretlerini korurlar ve bunda makattan yapılan cinsel birleşme önemli bir rol oynar.
2001 yılında, Türkiye’nin sağlık bakanı, sağlıklı yaşam kursuna katılmak isteyen bütün kadınların önce bekâret testini geçmeleri gerektiğini söylediği zaman feministler kıyameti koparmışlardı.