Dolayısıyla, kadınlar ne kadar çok cinsel ilişkiye girerlerse o kadar daha fazlasına ihtiyaç duyarlar, dölyatağının boynunda biriken safra ve tuz buharları, kadınların ne kadar çok cinsel ilişkiye girerlerse o kadar daha şehvetli olmalarının sebebini açıklamaktadır.
Ebubekir halifedir. Kadının biri ona başvurarak kölesini azat edip onunla evlenmek istediğini söyler. Ebubekir bu işin çözümü için kadını Ömer'e gönderir. Ömer kadını dinledikten sonra onu dövmeye başlar. Öylesine döver ki kadın korkudan idrarını kaçırır, altına doldurur. Bu yetki kadınlara yoktur, der. Ömer zamanında kadınlar köleleriyle evlenemiyorlardı/yasaklamıştı. Kadının biri kölesiyle cinsel ilişkide bulunur ve bunu Ömer'e anlatır. Kadın bunu anlatırken, "Madem Kur' an 'da deniliyor ki erkek cariyesiyle cinsel ilişkide bulunabilir, bu da benim kölemdir. O halde ben de onunla olabilirim!" diyor. Ömer, kadının bu kıyasına karşı yanıt veremeyince arkadaşlarıyla istişare
ediyor. Çıkan fetva, kadının yorumu yanlış, kendisi böyle bir yetkiye sahip değil, şeklinde. Ömer hem kadına ceza verir ki sen artık ömür boyu hür bir erkekle evlenemezsin, bir de köleye talimat verir bu kadınla cinsel ilişkide bulunmayacaksın diye.