Sevilen kişinin, ideal egonun yerine geçen bir şey olduğu gerçeğini
vurgulamıştım. Birbirini seven iki kişi, ego-ideallerini değiş tokuş
etmektedirler. Birbirlerini sevmelerinin anlamı, karşılarındaki
kişide kendi ideallerini görmeleridir. Eğer bu hayal olmasaydı, yeryüzünde hiç aşk olmazdı. Benliğimizin daha iyi yönüne kendi kendimize ulaşamadığımız için aşık oluruz. Bu kavramdan yola çıkınca, aşkın yalnızca belirli bir kültür düzeyinde ya da kişiliğin belirli bir gelişme düzeyine ulaştığında mümkün olduğunu görürüz. Bir ego-ideal yaratmak aslında insanlığın gelişmesinin belirtisidir. İnsanlar kendi benliklerinden tümüyle mutlu olunca aşk olanaksızlaşır. • Ego-idealin karşımızdaki kişiye aktarılması aşkın
en belirgin karakteristiğidir.
-Theodor Reik, Of Love and Lust