Merhaba biraz gecikmeli de olsa Nisan ayında okuduğum tek kitap olan Zor Sevdalar'dan bahsedeceğim.
Italo Calvino daha önce kitaplarını hep gördüğüm bir yazardı. Zor Sevdalar kitabı ise en çok gözüme ilişen kitabıydı. Calvino'yu ilk kez okumak tek kitap okuyabildiğim Nisan ayına denk geldi.
Zor Sevdalar insanı konu alan hikayelerden oluşuyor. Kitaptaki hikayelerde karakterler genellikle bir temkinlilik , iç muhasebe zor durumlar ve kararsızlık içindeyken Calvino hep sabırla bekletip bir noktadan bağlıyor durumu. Ve o bağladığı yerler hikayelerdeki en cezbedici yer olurken belirsizliklerde azalıyor. Bu kitabı tavsiye etmekle beraber Italo Calvino'nun üç kitabını daha aldım. Ayrıca YKY'nın Calvino için hazırladığı kapaklarıda çok güzel buluyorum.
Kitaptan en beğendiğim öyküler :Bir Piyade Erinin Serüveni , Denize Giren Bir Kadının Serüveni , Bir Yolcunun Serüveni , Bir Okurun Serüveni oldu.
Zor SevdalarItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 2018867 okunma
Merhaba,
Esasında bu kitabı twitter'dan tanıdığım birinin tavsiyesini dikkate alarak satın aldım ve okudum.
Onlar da İnsandı Kırım'ın bir Tatar Köyü'ndeki yaşamı ve köylüleri seçerek , Rusya'nın bilhassa komünizmin onlara uzanıp hayatlarına verdiği zarara değiniyor.
Kitabı okudukça Tatar köylülerine kızıp , yazarın klasik vicdan ve mazlum edebiyatı yaptığını düşünürken , nihayetinde kitabın ana fikri olarakta gördüğüm şu pasaj beni biraz teselli etti.
"Kendiniz okumadınız, bizi de okutmadınız İsterdim babamdan beni Yalta mektebine vermesini. Ulan,sen toprağın adamısın, insan toprağı bırakır da oturur mu mektepte, dedi. Bekir Dayı! Siz Molla İreceb'in Ellezi papağan gibi söyleyen insana okumuş diyorsunuz, öyle mi? Ama ben diyorum öyle değil! Asıl låf bilen, mektepe okuyandır. Siz evvelce okuyup bizi de okutsaydınız bugün o yolu Ruslar değil biz yapardık. Asfaltı da biz döşer, tanabile de biz binerdik. Hem biz binseydik yolda kada olmazdı. Şoseye asfaltı biz döşeseydik, köylünün tarlanmı toprak da devirmezdik. Doğru mu Enver Ağa?
Doğru!
- Eh! Şimdi neye yaradık? Taş taşımaya, İvan gibilerin emirlerini dinlemeye!"
Yazarın Tatar köylüleri gibi onun da ya da onlarında garip ve insan olduğunu düşündüğü İvan ile gelen belalar ve Tatar Köylülerinin her defasında İvan'ı affedişi kitapta öne çıkıyor.Sonlara doğru iş çığrından çıkmaya ve "komolizma" kendini belli etmeye başlarken kitap boyu İvan karakterinine bela diledim.
Bu kitap coğrafyamızda hiç yabancı olmayacağımız insan manzaralarını barındırırken bugün yine aynı tarz manzaralar devam ediyor ve elden hiçbirşey gelmiyor. Güçlünün altında kalmamak için belki de okumak üretmek ve çok çalışmak tek çözüm olarak duruyor. Bu kitapla bunuda anlamış bulunuyoruz.
Onlar da İnsandıCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20223,472 okunma
Korkma İnsancık Korkma , yorumlarına baktığım zaman ayıplanan bir eserdi. Turgut Özakman'dan okuduğum ilk kitap oldu. Kitap annesi ve babası ölmüş bir çocuğun anne ve baba tarafı dede ve nineneleri arasında gitgelli büyüme sürecinde , annesizliğin avuntusuyla kapıldığı , dışardan bakınca yaşını aşan bağlılıkları aktaran, ilkgençliğine dek süren bir eser. Son olarak bir kitap veya sanat her şeyin düzgün olduğu , ahlaka uygun sorunsuz geçtiği bir içerik değildir bence ve olmamalıdır da. Bu tarz aykırı şeylerin yer alması edebiyat ve sanatı gerçek kılan şeylerdir.Ve bu kitapta birazda öyle.
Yavaş Adam adığım ikinci ders oldu.Bir yazarın bir kitabını beğenince diğer kitaplarını hemen almamak,ilki de sosyal medyada çok övülüp paylaşılan bir kitabı hemen almamak.Kilit nokta zamana yaymak Belki de yazarın en zayıf eserine denk gelmişimdir bilemiyorum.Elimde Utanç ve İsa serisi var. Onlar bu kitaptan daha iyi olabilir diye düşünüyorum.
Yavaş AdamJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 2023358 okunma
Daha önce gördüğüm ancak twitterdaki bir tweetle adeta ilgi patlaması yaşayan ve benimde herkes gibi okuma sırasında öne çektiğim Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan kitabı gerçekten birçok yönden bakılabilecek bir eser. Arka kapak yazısı ilk kitap olan Büyük Defter ile örtüşüyor.Ama sonraki iki kitapta işler karışıyor ve aslında biz ne okuyoruz şimdi dedirtiyor.Kitap hakkında spoiler vermek istemiyorum ancak ilk kitapta okurun vicdanına yerleşip acaba sonrası nasıl diye merak ettiren oradaki mücadele ile umut aşılayan bir olay örgüsü var. Ancak diğer iki kitap işlerin öyle olmadığını gösterirken bunu sizlerin okuyup görmesi daha iyi olur diye düşünüyorum.Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan kitabın kendisi birazda kurgu içinde kurgu.Beni rahatsız etmedi ama bilgilendirme olarak vereyim cinsellik barındıran bir kitap.Tam emin değilim ama sansür de uygulanmış kitapta. Ve son olarak Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan bana en çok Cennetin Doğusu'nu hatırlattı ve her şey bir yana ikinci defa okunmayı hak ediyor.