Aşktan söz ediyoruz, iyilikten ve kötülükten, felsefeden ve uygarlıktan ve kana susamış kenenin sıcacık iri köpeğe sarılması gibi bu saygın ikonlara sarılıyoruz.
Hepimizi harekete geçiren tahakküm açlığını, yanıltıcı bir kendini beğenmişlik suçu olarak teşhir eden bizler, insan yaratılarını gayet iyi öğrendiğimiz söylemlerin gücüyle göklere çıkartmıyor muyuz?