İlgi duymuyordum. Hiç bir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç bir fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.
Herkes sisteme uyup içine girebileceği bir kalıp bulmak zorundaydı. Doktor, avukat, asker
Ne olduğu mühim değildi. kalıbını bulduktan sonra ileriye doğru gitmeye çalışıyordun.
... Ya bir kalıp bulurdun kendine, ya da açlıktan ölürdün.
Kızlar uzaktan iyi görünüyor, güneş elbiselerinde ve saçlarında parıldıyordu. Ama yakınlaşıp ağızlarından akan beyinleri dinleyince silahlanıp yeraltına gizlenmek istiyordum.
Eğitim bir tuzaktı sadece. Aldığım azıcık eğitim beni daha şüpheci yapmıştı zaten. Doktorlar,avukatlar, bilimadamları neydi bunlar ? Bireysel davranış ve düşünme özgürlüğünü kaybetmiş insanlar.