İnsan kendini bilmek adına nasıl bir yol izleyebilir? Kitapte genel olarak bu soruya yanıt aranmakta. Yazar kendi terapi deneyimlerinden sıkça yararlanıyor ve diyalog şeklinde danışanlarının hayata bakışlarına ve sorunlarına ilişkin anekdotlar veriyor.
Yazarın kitapta vurguladığı diğer bir nokta ise: insanın terapi süreciyle gelişen algıları ve kazandığı farkındalık sayesinde yaşamı en olası kendilik deneyimiyle sürdürmeyi başarması. Ayrıca insanın bazı psikologların iddia ettiği gibi içinde hayvansal ya da tehlikeli dürtüler yatan bir varlık olmadığı, aksine herhangi bir travması ya da düşünsel çarpıtmaları bulunmayan bir kişinin sosyal bir varlık olarak düzgün ve olumlu davranışlar sergileyeceğini iddia eden argümanlar yer almakta.
Kitapta beni etkileyen diğer bir husus ise: Kierkegaard gibi varoluşçu filozofların düşüncelerine ve sözlerine yer verilmiş olması. Bu anlamda kitabın kendilik sürecinin psikolojik yanından öte, felsefi alana da ulaşan yerlerine temas ettiğini söyleyebilirim.
Kişi Olmaya Dair