Herkes hayatın yükünden, ıstırabından ve kargaşasından şikayet ediyor, ancak hiç kimse daha iyi hale getirmek için bir şey yapmak istemiyor. Sanki hepimiz hayatta dışarıdan bir türlü izleyici gibiyiz ve her birimiz olan biten her şeyin yargıcı bizmişiz gibi davranıyoruz.
Bilim insanları sahip oldukları bilgilerle kitlelerin erişemeyeceği bir yükseklikte oturur. Kitaplar ve gazeteler, sıradan insanların anlamayacağı şekilde yazılır.
Toplumdaki şiddetli bozuklukların temel sebeplerinden biri, herkesin kendi hayatını düzenlemeye çalışması ama kimsenin daha iyi bir yaşam düzeni inşa etmeye gayret göstermemesidir.